الأعراف
A'râf Sûresi
7. sûre · Mekke · 206 âyet
Sûre hakkında · Elmalılı
h:»2118
ARÂF
٧ سُورَةُ الْاَعْرَافِ Bu sûre dahi mekkîdir, hicretten mukaddem Mekkede nâzil olmuştur. bunda icma’ vardır. Ancak Mukatil «وَسْئَلْهُمْ عَنِ الْقَرْيَةِ» den «وَاِذْ اَخَذَ رَبُّكَ مِنْ بَنٖٓى اٰدَمَ مِنْ ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ» âyetine kadar istisna etmiş, bunların medenî olduğunu söylemiştir. Bu, İbni Abbastan dahi rivayet edilmiş «وَاِذْ نَتَقْنَا الْجَبَلَ» âyetine kadar da denilmiştir. Anlaşılıyor ki böyle diyen gâyenin mugayyada duhulünü kasdetmiş, ya’ni «وَاِذْ نَتَقْنَا» nın istisnada dahıl ve medenî olduğunu göstermek istemiştir.
Âyetleri - Kûfiyyun ve Hıcaz ta’dadında iki yüz altı, Bısriyyun ve Şam ta’dadında iki yüz beştir. Tam âyet olub olmadığında rivayet muhtelif olanlar şunlardır: «الٓمٓصٓ كَمَا بَدَاَكُمْ تَعُودُونَ ضِعْفًا مِنَ النَّارِ الْحُسْنٰى عَلٰى بَنٖٓى اِسْرَآئٖيلَ» Kelimatı - «Otuz üç bin yirmi beştir».
Hurufu - «On dört bin üç yüz ondur».
Fasılaları - «ن م ل د» harfleridir. «دال» yalnız baştaki «المص» dadır. «لام» yalnız ahiri «اِسْرَائِيلَ» olandır ki iki âyettedir. «ميم» on kadardır. Mütebakisi hep «نون» dur. «ضِعْفًا مِنَ النَّارِ» Bir âyet nihayeti olduğu rivayetine göre bir de «ر» fasılası var demektir.
İsimleri - Sûretül’araf, Sûretülmîkat, Sûretülmîsak, Elif lâm mim saddır. «وَبَيْنَهُمَا حِجَابٌ وَعَلَى الْاَعْرَافِ رِجَالٌ» ilh... diye Cennet ile Cehennem beyninde bir sur olan A’rafin ve eshabı A’rafın zikrini mütezammın olduğundan dolayı Sûretüla’raf, «وَلَمَّا جَآءَ مُوسٰى لِمٖيقَاتِنَا» âyeti ile Miykati Musâyı ve «اَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ قَالُوا بَلٰى» âyetiyle hadîsi misakı müştemil olduğundan dolayıd a Sûretülmikat veya Sûretülmisak ile, başı «الٓمٓصٓ» olduğundan dolayı da bu nam ile yad edilmiştir. Lâkin en meşhuru A’râftır.
Bu sûre geçen sûrei En’amda zikr-ü isbat ve telhıs olunan esasatı evvel-ü âhirden ukuli beşerin maverayı ihatası olan noktalara kadar şerh-u tafsıl ve mebde’den müntehaya teklif ve imtihanın sureti cereyanını bast-u iyzah ederek «وَهٰذَا كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ فَاتَّبِعُوهُ وَاتَّقُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ» mazmununu derin ve mufassal bir inzar ve ıhtar ile tenvir edecek ve En’am ile Enfal beyninde bir A’raf gibi olacaktır. بِسْ مِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖي مِ ١ الٓمٓصٓ ٢ كِتَابٌ اُنْزِلَ اِلَيْكَ فَلَا يَكُنْ فٖى صَدْرِكَ حَرَجٌ مِنْهُ لِتُنْذِرَ بِهٖ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِنٖينَ ٣ اِتَّبِعُوا مَآ اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا مِنْ دُونِهٖٓ اَوْلِيَآءَ قَلٖيلًا مَا تَذَكَّرُونَ ٤ وَكَمْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا فَجَآءَهَا بَاْسُنَا بَيَاتًا اَوْ هُمْ قَآئِلُونَ ٥ فَمَا كَانَ دَعْوٰيهُمْ اِذْ جَآءَهُمْ بَاْسُنَآ اِلَّآ اَنْ قَالُوٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِمٖينَ ٦ فَلَنَسْئَلَنَّ الَّذٖينَ اُرْسِلَ اِلَيْهِمْ وَلَنَسْئَلَنَّ الْمُرْسَلٖينَ ٧ فَلَنَقُصَّنَّ عَلَيْهِمْ بِعِلْمٍ وَمَا كُنَّا غَآئِبٖينَ ٨ وَالْوَزْنُ يَوْمَئِذٍ الْحَقُّ فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَازٖينُهُ فَاُولٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ ٩ وَمَنْ خَفَّتْ مَوَازٖينُهُ فَاُولٰٓئِكَ الَّذٖينَ خَسِرُوٓا اَنْفُسَهُمْ بِمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَظْلِمُونَ
Meali Şerifi