A'râf Sûresi 33. Âyet
Mekke · Cüz 8 · Sayfa 154
قُلۡ إِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّيَ ٱلۡفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنۡهَا وَمَا بَطَنَ وَٱلۡإِثۡمَ وَٱلۡبَغۡيَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّ وَأَن تُشۡرِكُواْ بِٱللَّهِ مَا لَمۡ يُنَزِّلۡ بِهِۦ سُلۡطَٰنࣰا وَأَن تَقُولُواْ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعۡلَمُونَ ٣٣
De ki: "Rabbim, sadece fuhşiyatı, onun açık ve gizli olanını, günahları, haksız yere isyanı, haklarında hiç bir delil indirmediği şeyleri Allah’a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi yasaklamıştır
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
قُلْ de ki اِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّىَ rabbım, ancak şunları haram kılmıştır: الْفَوَاحِشَ bütün fevahışi; ya’ni çirkinliği fâhiş, aşurı olan fenalıkları, alelhusus füruce müteallık olan namussuzlukları, fuhş-ü fuhşiyyatı ki مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ gerek açık olanları olsun gerek gizli meselâ nikâhı câiz olmıyanı nikâh etmek, talâkı bayinden sonra tecdidi nikâh edilmeden zevciyyet muamelesini devam ettirmek, gizli fuhşiyyat cümlesindendir. وَالْاِثْمَ ve ismi; alel’umum günahı, akl-ü şer’a muhalif her kötü fı’li bilhassa o ma’hud ismi; müskirât kullanmayı, serhoş olmayı وَالْبَغْىَ بِغَيْرِ الْحَقِّ bigayri hakk bağyi -haddini tecavüzle cana, male, ırza, ya’ni haysiyyet-ü hukuka teaddi ve zulmüb igayrilhak kaydi bağyin mazmununu tasrih ve te’kiddir. Çünkü bihakkın olan bağy olmaz. وَاَنْ تُشْرِكُوا بِاللّٰهِ مَالَمْ يُنَزِّلْ بِهٖ سُلْطَانًا Allaha hiç bir bürhan indirmediği her hangi bir şeyi şirk koşmanızı -ya’ni bütün âlem bir Allaha delil olduğu halde Allaha şirk koşmak için ılmî bir sültası olacak hiç bir bürhan, hiç bir delil yoktur. Müşriklik delilsiz huccetsiz Şeytana uymaktan ıbaret bir cehl-ü hamakatten ıbaret bir hevadır. Bütün fevahışten, isimden, bağıyden daha büyük bir haramdır. وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ مَالَا تَعْلَمُونَ ve Allaha karşı ılminiz olmıyan şey’i söylemenizi «وَاللّٰهُ اَمَرَنَا بِهَا» dediğiniz gibi cehalet ve ilhad ile yalan söyliyerek din ve ahkâm uydurmağa kalkmanızı.- İşte rabbını o ziynet ve tayyibatı değil, bunları haram kılmıştır. Ve ılim şanından olanlara böyle tafsıl eylemiştir. Artık ehli ılim bunların zımnındaki ma’nâları istinbat eder anlar, ona göre tatbık ve istifade ederler.
Şimdi sakın biz bu haramları yapageldik bir felâketini görmedik, nice kavmler de yapıyor bir şey olmuyor demeyiniz. Çünkü