A'râf Sûresi 190. Âyet
Mekke · Cüz 9 · Sayfa 175
فَلَمَّآ ءَاتَىٰهُمَا صَٰلِحࣰا جَعَلَا لَهُۥ شُرَكَآءَ فِيمَآ ءَاتَىٰهُمَاۚ فَتَعَٰلَى ٱللَّهُ عَمَّا يُشۡرِكُونَ ١٩٠
Fakat Allah, kendilerine salih bir evlat verince, her ikisi de tuttular verdiği evlatlar üzerine ona ortak koşmaya başladılar. Allah, onların koştukları şirkten münezzehtir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
فَلَمَّآ اٰتٰيهُمَا صَالِحًا Sonra Allah tealâ vaktâ ki o babaya anaya bir salih nesil verdi -dilekleri gibi sağlam ve müstaid bir çocukları oldu, büyüdü, salâhı bilfi’ıl tebeyyün ve tahakkuk etti, tenasül etti, evlâdları oldu ve bunlardan da babalar analar yetişti o zaman o ilk ananın babanın evlâdları veya torunları bulunan ve onların makamına kaim olub ana baba olan erkek ve dişi çiftleri جَعَلَا لَهُ شُرَكَآءَ فٖيمَآ اٰتٰيهُمَا Allahın kendilerine verdiği evlâdda ona bir takım şerikler koşmağa başladılark âh bir tabiati teşrik ettiler. Meselâ çocuklarını hârisin, bir hars tabiatinin bir hars ma’budünün kulu addettiler ve kâh kevakibi teşrik ettiler, meselâ Güneşin kulu, abdi Şemis yad ettiler ve kâh asnam ve evsanı teşrik ettiler, abdüllât, abdül’uzzâ dediler, esasen cinsi vahid ümmeti vahide olan insanları, bu suretle ecnası muhtelife haline getirdiler [«وَمَا كَانَ النَّاسُ اِلَّآ اُمَّةً وَاحِدَةً» bak]. Hâsılı fıtrati ûlâda şirk yoktu, sonradan uyduruldu, bununla beraber o kadar da eskidir ki Âdem ve Havvâdan başlamış bir zenbi aslî zannettiler فَتَعَالَى اللّٰهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ anlaşıldı ya Allah müşriklerin şerik tuttukları şeylerden ne kadar müteâli, işrâklerinden ne kadar münezzehtir. -Berveçhi balâ ahkâmı kudreti, asari ni’meti tafsıl olunan Halık tealânın ulüvv-ü vahdaniyyeti ne kadar zahir ve beşerin fıtrati asliyyesinde ne kadar bâhirdir, Yukarıdaki tesniyelerden sonra burada cemi’ sıgasile «يُشْرِكُونَ» buyurulması şirkin faillerinde izah ettiğimiz istıhdama bir işareti muhtevi olduğundan gaflet edilmemelidir. Öyle bir Halikı zişana karşı