AyetSûreler

A'râf Sûresi 100. Âyet

Mekke · Cüz 9 · Sayfa 163

أَوَلَمۡ يَهۡدِ لِلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلۡأَرۡضَ مِنۢ بَعۡدِ أَهۡلِهَآ أَن لَّوۡ نَشَآءُ أَصَبۡنَٰهُم بِذُنُوبِهِمۡۚ وَنَطۡبَعُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ فَهُمۡ لَا يَسۡمَعُونَ ۝١٠٠

Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne vâris olanlara hâlâ şu gerçek belli olmadı mı ki: Eğer biz dileseydik onları da günahlarından dolayı musibetlere uğratırdık! Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar (gerçekleri) işitmezler

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اَوَ لَمْ يَهْدِ لِلَّذٖينَ يَرِثُونَ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِ اَهْلِهَآ اَنْ şu Arza sabık ehalisinden sonra vâris olanlara -ya’ni mukaddemâ bu vatanların sahibi iken helâk olmuş bulunanların bu gün yerlerini yurdlarını işgal ederek kendilerine halef olanlara ve alelhusus Mekke ve efradı halkına- Allah şu hakikati anlatmadımı ki لَوْ نَشَآءُ اَصَبْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْ dilesek biz onları -da o geçenler gibig ünâhlariyle şüphesiz musab kılardık. -Evet şüphe yok ki diğer âyât ve delâilden kat’an nazar mücerred kendilerini onlara vâris kılmış olmakla bu hakikati anlatmıştır. وَنَطْبَعُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ ve fakat biz kalbelerini tab’eder, mühürleriz de onlar bunuv e bu gibi hakaikıd uymazlar.