AyetSûreler

A'râf Sûresi 148. Âyet

Mekke · Cüz 9 · Sayfa 168

وَٱتَّخَذَ قَوۡمُ مُوسَىٰ مِنۢ بَعۡدِهِۦ مِنۡ حُلِيِّهِمۡ عِجۡلࣰا جَسَدࣰا لَّهُۥ خُوَارٌۚ أَلَمۡ يَرَوۡاْ أَنَّهُۥ لَا يُكَلِّمُهُمۡ وَلَا يَهۡدِيهِمۡ سَبِيلًاۘ ٱتَّخَذُوهُ وَكَانُواْ ظَٰلِمِينَ ۝١٤٨

Musa’nın arkasından kavmi, tutmuş süs takılarından böğüren bir buzağı heykeli edinmişlerdi. O buzağının kendilerine bir söz söylemediğini ve bir yol gösteremediğini görmemişler miydi? Fakat yine de onu tanrı edindiler ve zalimlerden oldular

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَاتَّخَذَ قَوْمُ مُوسٰى مِنْ بَعْدِهٖ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌ Kavmi Musâ da arkasından -ya’ni o miykatta ikenh uliyyatlarından bir buzağı, daha doğrusu böğürmesi var bir cesed ittihaz ettiler, yaptılar ve tutulub taptılar [sûrei «طه» ya bak]

CESED, eti ve kani olan cisim demek olduğundan ba’zıları bunun et ve kana inkılâb etmiş bulunduğunu

söylemişlerdir. Lâkin diğer müfessirîn, cesed ruhlu ruhsuz her hangi bir cismi kesîfe dahi ıtlak edildiğinden bunun altundan ve ruhsuz bir cisim demek olduğuna kail olmuşlardır. Henüz lahm-ü dem gibi ecsamı uzviyyenin sanayii beşeriyye ile i’mal olunabildiği ma’lûm olmadığından biz de böyle anlamak isteriz. Âyette cesedin ısılden bedel yapılmış olması da buna delâlet eder. Gerçi putperestler göreneğe ve hevâ ve hissiyatlarına tebean kapıldıkları putlara incizablarını ma’kul göstermek için bir takım hasaıs ve mezaya isnad ederler. Lâkin اَلَمْ يَرَوْا اَنَّهُ لَا يُكَلِّمُهُمْ وَلَا يَهْدٖيهِمْ سَبٖيلًا görmediler mi ki o cesed kendilerine ne bir söz söyliyebiliyor, ne de bir yol gösterebiliyordu? -Binaenaleyh adî bir insan kadar bile hukmü olmıyan bir cesedin ahkâmı ülûhiyyetle ne alâkası olabilir? Hiç şüphesiz onlar bunun böyle olduğunu görüyorlardı, fakat اِتَّخَذُوهُ onu ittihaz ettiler, ona tutulub tapındılar, وَكَانُوا ظَالِمٖينَ ve bunlar bir sürü zalimler idi.- Eşyayı mevzı’ının gayrîya koyuyorlar, âyatı hakkın hakkını vermiyorlar, gözlerini, kulaklarını, akıllarını tekzib ediyorlar, Musânın nasıhatinden gaflet eyliyorlar. Ve bu suretle nefislerine zulmediyorlardı. Hasılı bunu yaparken zalim idiler ve bu ilk yaptıkları bir haksızlık değil idi