A'râf Sûresi 205. Âyet
Mekke · Cüz 9 · Sayfa 176
وَٱذۡكُر رَّبَّكَ فِي نَفۡسِكَ تَضَرُّعࣰا وَخِيفَةࣰ وَدُونَ ٱلۡجَهۡرِ مِنَ ٱلۡقَوۡلِ بِٱلۡغُدُوِّ وَٱلۡأٓصَالِ وَلَا تَكُن مِّنَ ٱلۡغَٰفِلِينَ ٢٠٥
Sabah akşam demeden, kendi içinden, korkarak ve yalvararak, alçak sesle Rabbini an ve gafillerden olma
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَاذْكُرْ رَبَّكَ فٖى نَفْسِكَ ve nefsinde rabbını zikret تَضَرُّعًا وَخٖيفَةً bir tadarru’ suretiyle ve bir nevi’ havf ile -yalvararak ve korkarak kalben ve fikren وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ ve cehrin madununda bir kavl iley a’ni sirrin fevkında ve kendin işidecek kadar kıraet veya dua veya sair ezkârı kavliyeden müfred veya mürekkeb bir lâfzile mütekellim olarak lısanen ve husni tefekküre mani’ olmıyacak bir surette بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ sabahları ve akşamları -böyle nefsinde rabbını zikretmeyi virdet وَلَا تَكُنْ مِنَ الْغَافِلٖينَ ve gafillerden olma.- Kalbin daima uyanık ve zikrullah da daim olsun.
Nefsi insanîde ruh ile bedenin pek acîb bir alâkası vardır ki vicdanı kalb ve vahdeti nefsiyye bu alâkada tecelli eder. Ve vahdaniyyeti hakka şuur lemhası da bu pencereden tulu’ eyler, Bu alâka hasebiyledir ki ruhta hasıl olan bir eserin ruha bir takım netaici çıkar, meselâ en âdî bir misal olmak üzere bir ekşi tahayyülünden diş kamaşır ve bir fâcia tahayyülünden baş ağrısı, hararet veya baygınlık hasıl olur ki bunlar ruhtan bedene inen asârdır. Kezalik bedende bir takım a’malin tekerrüründen nefiste bir melekei kaviyye hasıl olur ki bu da bedenden ruhana çıkan asârdır. Bu suretle insanda husni tefekküre mani’ olmıyacak vechile ve kendisine işittirecek kadar zikri lisanî hazır olduğu zaman bu zikri lisanîden hayalde bir eser husule gelir. Ve bundan ruha bir nur yükselir, sonra bu envar ruhtan lisana, lisandan hayale, hayalden akla in’ikâs eder. Karşılıklı aynalar gibi mütekabilen birbirini takviye ve yekdiğerini istikmal eyler. Bunun meratibi tezayüd ve terakkısine nihayet yoktur. Ve bu nâmütenahi deryanın makamatı âliye ve mukaddesesi nihayetsizdir. Seferi ma’rifet işte bu nihayetsiz deryada matlûbı hakka yürümektir. Bu seyrin yegâne gemisi nefis, ve yegâne dümeni zikrullahdır. Gafleti külliyye hatarı mutlak, ve her gaflet lâhzası bile bir hatarı muhtemildir.