الأحزاب
Ahzâb Sûresi
33. sûre · Medine · 73 âyet
Sûre hakkında · Elmalılı
AHZÂB ٣٣ سُورَةُ الْاَحْزَابِ Bu Ahzâb Sûresi Medenîdir. Âyetleri - Yetmiş üçtür.
Kelimeleri - Bin yüz seksendir.
Harfleri - Beş bin yedi yüz doksan altıdır.
Fasılası - ل ا harfleridir «لام» يَهْدِى السَّبٖيلَ
AHZAB, «hızb» in cem’idir, hızb, Ragıbın Müfredatında beyanına göre bir kalınlığı bulunan cemaat
demektir. Kamus ve tercemesi Okyanusta beyan olunduğuna göre de hızb, mutlaka taife ma’nâsınadır. Asıl ma’nâyı mevzuu budur. Silâha ve harb âletine ve hassaten insan cemâatine de denir ve bir kimsenin has askerlerine ve muayyen ashâbına da onun hizbi denilir «اُولٰٓئِكَ حِزْبُ الشَّيْطَانِ» bu ma’nâdandır. Bir adamın her gün mu’tad üzere kıraetine müdavemet eylediği muayyen virdine dahi ıtlak olunur. Kendine vazife kıldığı taifei duâ demektir. Hizb, toprağı katı ve kalın olan yere dahi denilir اه. Sonra Ahzab, Peygambere karşı muhabere etmek üzere toplanıp Medineyi muhasaraya gelen ve «Handak» vak’asına sebeb olan azğın kâfirler cemaatlerine ism olmuştur ki buna «Handak» veya «Ahzab» ğazâsı denilir. Bu Sûrede de bu Ahzab vak’ası zikredilmiş olduğundan Ahzab Sûresi namını almıştır. Bu münasebetle bu Sûrede nesebe mirasa, nikâha, talâka, tesettüre, terbiyeye, dâir ba’zı ahkâmı mühimme de teşri’ buyurulmuştur.
بِسْ مِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖي مِ ١ يَآ اَيُّهَا النَّبِىُّ اتَّقِ اللّٰهَ وَلَا تُطِعِ الْكَافِرٖينَ وَالْمُنَافِقٖينَ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٖيمًا حَكٖيمًا ٢ وَاتَّبِعْ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبٖيرًا ٣ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَكٖيلًا ٤ مَا جَعَلَ اللّٰهُ لِرَجُلٍ مِنْ قَلْبَيْنِ فٖى جَوْفِهٖ وَمَا جَعَلَ اَزْوَاجَكُمُ الّٰٓ ىٖٔ تُظَاهِرُونَ مِنْهُنَّ اُمَّهَاتِكُمْ وَمَا جَعَلَ اَدْعِيَآءَكُمْ اَبْنَآءَكُمْ ذٰلِكُمْ قَوْلُكُمْ بِاَفْوَاهِكُمْ وَاللّٰهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِى السَّبٖيلَ ٥ اُدْعُوهُمْ لِٰابَآئِهِمْ هُوَ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِ فَاِنْ لَمْ تَعْلَمُوٓا اٰبَآءَ هُمْ فَاِخْوَانُكُمْ فِى الدّٖينِ وَمَوَالٖيكُمْ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ فٖيمَآاَخْطَاْتُمْ بِهٖ وَلٰكِنْ مَا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَحٖيمًا ٦ اَلنَّبِىُّ اَوْلٰى بِالْمُؤْمِنٖينَ مِنْ اَنْفُسِهِمْ وَاَزْوَاجُهُٓ اُمَّهَاتُهُمْ وَاُولُوا الْاَرْحَامِ بَعْضُهُمْ اَوْلٰى بِبَعْضٍ فٖى كِتَابِ اللّٰهِ مِنَ الْمُؤْمِنٖينَ وَالْمُهَاجِرٖينَ اِلَّآ اَنْ تَفْعَلُوٓا اِلٰٓى اَوْلِيَآئِكُمْ مَعْرُوفًا كَانَ ذٰلِكَ فِى الْكِتَابِ مَسْطُورًا ٧ وَاِذْ اَخَذْنَا مِنَ النَّبِيّٖنَ مِيثَاقَهُمْ وَمِنْكَ وَمِنْ نُوحٍ وَاِبْرٰهٖيمَ وَمُوسٰى وَعٖيسَى ابْنِ مَرْيَمَ وَاَخَذْنَا مِنْهُمْ مٖيثَاقًا غَلٖيظًا ٨ لِيَسْئَلَ الصَّادِقٖينَ عَنْ صِدْقِهِمْ وَاَعَدَّ لِلْكَافِرٖينَ عَذَابًا اَلٖيمًا
Meali Şerifi