Ahzâb Sûresi 51. Âyet
Medine · Cüz 22 · Sayfa 425
۞تُرۡجِي مَن تَشَآءُ مِنۡهُنَّ وَتُـٔۡوِيٓ إِلَيۡكَ مَن تَشَآءُۖ وَمَنِ ٱبۡتَغَيۡتَ مِمَّنۡ عَزَلۡتَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكَۚ ذَٰلِكَ أَدۡنَىٰٓ أَن تَقَرَّ أَعۡيُنُهُنَّ وَلَا يَحۡزَنَّ وَيَرۡضَيۡنَ بِمَآ ءَاتَيۡتَهُنَّ كُلُّهُنَّۚ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ مَا فِي قُلُوبِكُمۡۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَلِيمࣰا ٥١
Onlardan dilediğini geri bırakır, dilediğini yanına alırsın. Sırasını geri bıraktığın kadınlardan dilediğini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Onların gözleri aydın olup üzülmemelerine ve kendilerine verdiğin ile hepsinin hoşnut olmalarına en elverişli olan budur. Allah kalblerinizdekini bilir. Allah her şeyi bilir ve yumuşak davranır
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
تُرْجٖى مَنْ تَشَآءُ مِنْهُنَّ onlardan dilediğini irca edersin - geriye bırakırsın dilediğini de yanına alırsın - müteaddid zevcesi olanlara sıra ile bir nevbet ta’kıb etmek vâcibdir. Buna وَتُئْوٖٓى اِلَيْكَ مَنْ تَشَآءُ denilir. Fakat Peygamberin havasından olmak üzere ona kasim, vâcib kılınmayıp meşiyyetini bırakılıyor وَمَنِ ابْتَغَيْتَ مِمَّنْ عَزَلْتَ azlettiğinden, ya’ni bıraktığın yâhud boşadığından arzu ettiğine rucu’ eylediğin surette de فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكَ üstüne bir günah yoktur. ذٰلِكَ bu - huküm, ya’ni tertib üzere nevbetle kasm sana vâcib kılınmayıp böyle senin arzu ve meşiyyetine bırakılması اَدْنٰٓى اَنْ تَقَرَّ اَعْيُنُهُنَّ onların gözlerinin aydın olmasına وَلَا يَحْزَنَّ ve gözleri aydın olup da mahzun olmamalarına وَيَرْضَيْنَ بِمَآ اٰتَيْتَهُنَّ كُلُّهُنَّ ve senin kendilerine verdiğin ile, yaptığın muamele ve ihsan hoşnud olmalarına daha elverişlidir - çünkü o, bir kerre hepsinin müsâvi oldukları bir hukümdür, sonra sen beyinlerini müsavi tutar kasm yaparsan onu senin bir ihsanın bilerek sevineceklerdir. Ve eğer ba’zısını tercih edecek olursan onu da Allahın bir hukmiyle yaptığını bilecekler yine gönülleri hoş olacaktır. Bundan anlaşılır ki zevceleri sevindirmek, gönüllerini hoş etmek de şer’ın gözettiği makasıddandır. وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا فٖى قُلُوبِكُمْ kalblerinizdekini de Allah bilir - hatırlarınızdan neler geçiyor, gönüller neler istiyor, ne duyguda, ne niyyette bulunuyor hepsini bilir. Onun için kalblerinizi de güzel tutmağa çalışın! وَكَانَ اللّٰهُ عَلٖيمًا حَلٖيمًا ALÎM, mübalega ile âlim, çok pek çok bilir, onun için gizli açık neyiniz varsa bilir. Fakat halîmdir, ukubette acele edivermez, imhal eder de ihmal etmez, o halde te’hırine de mağrur olmamalı ve çok titizlik etmemelidir.