Ahzâb Sûresi 52. Âyet
Medine · Cüz 22 · Sayfa 425
لَّا يَحِلُّ لَكَ ٱلنِّسَآءُ مِنۢ بَعۡدُ وَلَآ أَن تَبَدَّلَ بِهِنَّ مِنۡ أَزۡوَٰجࣲ وَلَوۡ أَعۡجَبَكَ حُسۡنُهُنَّ إِلَّا مَا مَلَكَتۡ يَمِينُكَۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءࣲ رَّقِيبࣰا ٥٢
Bundan başka kadınlar sana helâl olmaz. Bunları başka eşlerle değiştirmek de olmaz. İsterse güzellikleri hoşuna gitsin. Ancak sahip olduğun cariyen başka. Allah her şeye gözcü bulunuyor
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
لَايَحِلُّ لَكَ النِّسَآءُ مِنْ بَعْدُ sana bundan öte kadınlar halâl olmaz - Muhayyer kılınıp da seni ıhtiyar eden dokuz zevceden maada kadın tezevvüc etmek câiz olmaz. Bunlar Aişe binti Ebi Bekir, Hafsa binti Ömer, Ümmihabibe binti ebî Süfyan, Sevde binti Zem’a, Ümmiseleme binti ebi Ümeyye, Safiyye binti Huyeyyilhayberiyye, Meymune bintilhârisilhilâliyye, Zeyneb binti Cahşil’esediyye, Cüveyriyye bintilhârisilmustalikıyye radıyallahü anhünne hazarâtı idiler وَلَآ اَنْ تَبَدَّلَ بِهِنَّ مِنْ اَزْوَاجٍ onları başka zevcelere değiştirmen de olmaz. - ya’ni bunları boşayıp yerlerine başka kadınlar tezevvüc etmen de câiz olmaz. Onlar Allah ve Resulünü ıhtiyar ettikleri için Allah tealâ da onları böyle ikrâm ve taltıf buyurmuş, Resulullah da vefatına kadar bunlara hasreylemiş, vefatında da onlar ümmehatı mü’minîn olarak kalmış idi وَلَوْ اَعْجَبَكَ حُسْنُهُنَّ husünleri tuhafına gitse bile - bilfarz alacağın kadınların güzellikleri takdirine lâyık olsa bile halâl olmaz. İbni Atıyye tefsirinde der ki: bu lâfız, bir adamın evlenmek istediği kadına nazar etmesi câiz olduğuna delildir اه. Netekim Mugire ibni Şu’be ve Muhammed ibni Mesleme hadîsleriyle sünende de varid olmuştur. اِلَّا مَا مَلَكَتْ يَمٖينُكَ Ancak elinin milki olan müstesna - çünkü onlar halâl وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ رَقٖيبًا bununla beraber Allah her şey’e gözcü bulunuyor - onun için ondan korkmalı, hududunu tecavüz etmemeli, halâldan harama geçmemeli, bu tezyil, yukarısını itmam ederken aşağısına bir mukaddime oluyor.
Peygambere bu hıtabdan sonra hanesinin ve zevcelerini hukukuna müteallık olmak üzere nâsın riayetle mükellef oldukları vecîbeleri beyan için alel’umum ehli iymana şöyle nida buyuruluyor: ٥٣ يَآ اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلوُا بُيُوتَ النَّبِىِّ اِلَّآ اَنْ يُؤْذَنَ لَكُمْ اِلٰى طَعَامٍ غَيْرَ نَاظِرٖينَ اِنٰيهُ وَلٰكِنْ اِذَا دُعٖيتُمْ فَادْخُلُوا فَاِذَا طَعِمْتُمْ فَانْتَشِرُوا وَلَا مُسْتَاْنِسٖينَ لِحَدٖيثٍ اِنَّ ذٰلِكُمْ كَانَ يُؤْذِى النَّبِىَّ فَيَسْتَحْيٖ مِنْكُمْ وَاللّٰهُ لَايَسْتَحْيٖ مِنَ الْحَقِّ وَاِذَا سَاَلْتُمُوهُنَّ مَتَاعًا فَسْئَلُوهُنَّ مِنْ وَرَآءِ حِجَابٍ ذٰلِكُمْ اَطْهَرُ لِقُلُوبِكُمْ وَقُلُوبِهِنَّ وَمَا كَانَ لَكُمْ اَنْ تُؤْذُوا رَسُولَ اللّٰهِ وَلَآ اَنْ تَنْكِحُوٓا اَزْوَاجَهُ مِنْ بَعْدِهٖٓ اَبَدًا اِنَّ ذٰلِكُمْ كَانَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظٖيمًا ٥٤ اِنْ تُبْدُوا شَيْئًا اَوْ تُخْفُوهُ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلٖيمًا ٥٥ لَا جُنَاحَ عَلَيْهِنَّ فٖٓى اٰبَآئِهِنَّ وَلَآ اَبْنَآئِهِنَّ وَلَآ اِخْوَانِهِنَّ وَلَآ اَبْنَآءِ اِخْوَانِهِنَّ وَلَآ اَبْنَآءِ اَخَوَاتِهِنَّ وَلَا نِسَآئِهِنَّ وَلَا مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُنَّ وَاتَّقٖينَ اللّٰهَ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ شَهٖيدًا ٥٦ اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَآ اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلٖيمًا ٥٧ اِنَّ الَّذٖينَ يُؤْذُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فِى الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَاَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا مُهٖينًا ٥٨ وَالَّذٖينَ يُؤْذُونَ الْمُؤْمِنٖينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ بِغَيْرِ مَااكْتَسَبُوا فَقَدِ احْتَمَلُوا بُهْتَانًا وَاِثْمًا مُبٖينًا
Meali Şerifi