يس
Yâsîn Sûresi
36. sûre · Mekke · 83 âyet
Sûre hakkında · Elmalılı
YÂSÎN ٣٦ سُورَةُ يٰسٓ Yâsîn Sûresi Mekkîdir.
Âyetleri - Kûfîde seksen üç, maadasında seksen ikidir.
Kelimeleri - Yedi yüz yirmi yedidir.
Harfleri - Üç bindir.
Fasılası - م ن harfleridir.
İsimleri - Bu Sûreye «اَلْعَظِيمَةُ اَلْمُعِمَّةُ مُدَافَعَهٔ قَاضِيَه قَلْب قُرْاٰن» dahi denilmiştir. Âlûsî nakleder: «Ebû Nasrı Sezcî İbânede «Hasen» diyerek Hazreti Aişeden şöyle tahric eylemiştir: Müşarün’ileyha demiştir: Resulullah şöyle buyurdu «Kur’anda bir Sûre vardır ındallah Azîme yad olunur, sahibi de ındallah şerîf yad olunur, sahibi Kıyamet günü Rebîa ve Mudardan daha çokları hakkında şefaat eder. O, «يٰسٓ» Sûresidir». Said ibni Mansur ile Beyhekî dahi Hassan ibni Atıyyeden tahric eylemişlerdir ki Resulullah şöyle buyurmuş «يٰسٓ» Sûresine Tevratta Muımme denilir: Sahibine Dünya ve Âhıret hayrına ta’min eyler ve ondan Dünya ve Âhıret mihnetlerine karşı kor, ve Dünya ve Âhıret korkularını def’eder, buna müdafiai kadıye dahi denilir, sahibinden her fenalığı defeder ve her hayırlı haceti kaza eyler اه. Maamafih Beyhekî demiştir ki bunda Süleyman ibni defâ’dan Muhammed ibni Abdurrahman ibni Ebi Bekri ced’anî teferrüd eylemiştir. O ise münkerdir اه. Bununla beraber Hatîb dahi Enesten mislini tahric eylemiştir اه. Tirmizi, Kuteybe ve Süfyan ibni Veki’ tariklarından Katade hadîsiyle Enesten Hazreti Peygamber sallallahü aleyhi vesellem buyurdu ki: «her şey’in bir kalbi vardır, Kur’anın kalbi de «يٰسٓ» dir. Her kim «يٰسٓ» okursa Allah onun kıraetine on kerre Kur’an okumak sevâbı yazar» diye tahric eylemiş ve buna bir hadîsi garîbdir demiş, senedinde Harun ibni Muhammedin mechul bir şahs olduğunu ve bu babda Hazreti Ebû Bekrisıddıktan da bir rivayet varsa da isnadında za’f bulunduğunu söylemiştir. Fakat alûsî şunu da kaybeder: İmam Ahmed ve daha gayrileri hadisiyle Ma’kıl ibni Yesardan sahih olarak merviydir ki Resulullah sallallahü aleyhi vesellem: «يٰسٓ» Kur’anın kalbidir» buyurmuş ve bu, onun isimlerinden biri addolunmuştur. Huccetül’islâm İmamı Gazalî buna bir vecih olmak üzere bu Sûrede haşr-ü neşrin eblağ ve ahsen vech olmak üzere takrir edilmiş olduğunu, haşr-ü neşrin eblağ ve ahsen vech üzerine takrir edilmiş olduğunu haşr-ü neşri i’tiraf da iymanın kalbi mesabesinde bulunduğunu söylemiştir. İmamı Razî de bunu beğenmiştir, Keşifte şöyle denilmiştir: bir şey’in kalbi onun lübbü ve aslıdır ki maadası onun mukaddimatından veya mütemmimatından sayılır. Bu Sûreye kalb tesmiyesinde de işareti nebeviyye Fatihaya Ümmülkitab tesmiyesinde söylediğimiz vecih olsa gerektir. Ya’ni Peygamberler göndermek ve kitablar indirmekten maksud kulları meadda gayei kemallerine irşaddır. O kemal ise burada zikr olunan tahakkuk ve tahallûk ile olur ki sıratı müstekıme sülûk ta’bir olunur. Bu sûre de işte onu beyana dairdir اه. Bundan Gazalînin haşri tahsıs etmesinin vechi de anlaşılmış oluyor. Biz de bunu şöyle ifâde etmek isteriz: Kalb hayatî heyecanın bir menşei olduğu gibi bu Sûre de sirri bas ile bir heyecanı dinî ifâde ettiği için Kalbi Kur’an tesmiye edilmiştir demek olur. Yine bu hikmete mebni olsa gerektir ki sahih haberlerde bu Sûrenin mevtaya okunması hakkında emir dahi varid olmuştur. Ezcümle İbni mâce, Ma’kıl ibni Yesardan şöyle tahric eder: Resuli ekrem sallallahü aleyhi vesellem buyurdu ki «اِقْرَؤُهَا عِنْدَ مَوْتَاكُمْ يَعْنِى يٰسٓ» onu mevtanızın yanında okuyun: ya’ni yasîni» burada mevtadan murad, hali ihtizarda ölmek üzere bulunanlardır deniliyor, Taybî demiştir ki: el’ılmü ındallah bunun sirri şu olsa gerektir: bu Sûrei kerîme usuli iyman ılminin ümmehatını, nübüvvet, keyfiyyeti da’vet, ahvali ümem, ef’ali ıbadın Allah tealâya istinadı, isbati tevhid, nefyi zıdd, emaratı sâa, haşr-ü ıâde gibi mesaili mu’teberenin hepsini takrir ve beyan ile meşhundur, İbni Hıbban, mevtâ ile murad, muhtadar «من حضره الموت» tir der. İbni Ebiddünya ile İbni Merduyenin tahric eyledikleri şu hadîs de bunu te’yid eyler: «مَا مِنْ مَيِّتٍ يُقْرَاُ عِنْدَ رَاْسِهِ يٰسٓ اِلَّا هَوَّنَ اللّٰهُ عَلَيْهِ» her hangi bir meyyitin baş ucunda يٰسٓ okunursa her halde Allah ona kolaylık verir.» Bununla beraber müteahhırînden ba’zıları hadîsi zâhiri ile ahzeylemiş, hayır öldükten sonra okunur demiştir. Ba’zısı da kabrinin başında okunmasına zâhib olmuştur. İbni adiyy ve sairenin rivayet ettiği şu haber de bunu te’yid eyler: her kim anasının babasının ve yâhud bunlardan birinin kabrini her Cuma ziyaret eder de yanlarında يٰسٓ okursa her harfinin adedince ona mağrifet edilir. Bu babda daha diğer eserler de nakledilmiştir. An ma’kıl ibni Yesar radıyallahü anh «اَنَّ رَسُولَ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ قَالَ قَلْبُ الْقُرْاٰنِ يٰسٓ لَا يَقْرَاُهَا رَجُلٌ يُرِيدُ اللّٰهَ وَالدَّارَ اْلٰاخِرَةَ اِلَّا غُفِرَ لَهُ اِقْرَؤُهَا عَلٰى مَوْتَاكُمْ رَوَاهُ اَحْمَدُ وَ اَبُو دَاوُدَ وَ النَّسَائِىُّ وَاللَّفْظُ لَهُ وَابْنُ مَاجَهُ وَالْحَاكِمُ وَ صَحَّحَهُ وَعَنْ جُنْدُبٍ رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ مَنْ قَرَاَ يٰسٓ فِى لَيْلَةٍ ابْتِغَاءَ وَجْهِ اللّٰهِ غُفِرَ لَهُ رَوَاهُ مَالِكٌ وَابْنُ السُّنِّى وَابْنُ حِبَّانَ» Fakat unutmamak lâzım gelir ki Kur’an ölüler için değil, diriler için nâzil olmuştur.
Bu suretle bu Sûrenin yukarıda söylediğimiz vechile Sûrei Fatırın hatimesine olan münasebeti de bir kat daha tavazzuh etmiş bulunuyor.
بِسْ مِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖي مِ ١ يٰسٓ ٢ وَالْقُرْاٰنِ الْحَكٖيمِ ٣ اِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَلٖينَ ٤ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖيمٍ ٥ تَنْزٖيلَ الْعَزٖيزِ الرَّحٖيمِ ٦ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَآ اُنْذِرَ اٰبَآؤُهُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ ٧ لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلٰٓى اَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَايُؤْمِنُونَ ٨ اِنَّا جَعَلْنَا فٖٓى اَعْنَاقِهِمْ اَغْلَالًا فَهِىَ اِلَىالْاَذْقَانِ فَهُمْ مُقْمَحُونَ ٩ وَجَعَلْنَا مِنْ بَيْنِ اَيْدٖيهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَاَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَايُبْصِرُونَ ١ وَسَوَآءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَايُؤْمِنُونَ ١١ اِنَّمَا تُنْذِرُ مَنِ اتَّبَعَ الذِّكْرَ وَخَشِىَ الرَّحْمٰنَ بِالْغَيْبِ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَاَجْرٍ كَرٖيمٍ ١٢ اِنَّا نَحْنُ نُحْيِ الْمَوْتٰى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَاٰثَارَهُمْ وَكُلَّ شَىْءٍ اَحْصَيْنَاهُ فٖٓى اِمَامٍ مُبٖينٍ
Meali Şerifi