AyetSûreler

Yâsîn Sûresi 11. Âyet

Mekke · Cüz 22 · Sayfa 440

إِنَّمَا تُنذِرُ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلذِّكۡرَ وَخَشِيَ ٱلرَّحۡمَٰنَ بِٱلۡغَيۡبِۖ فَبَشِّرۡهُ بِمَغۡفِرَةࣲ وَأَجۡرࣲ كَرِيمٍ ۝١١

Sen ancak Kur’ân’a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah’tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اِنَّمَا تُنْذِرُ مَنِ ancak o kimseyi inzar edersin, ya’ni ekseriyet öyle olmakla beraber sen yine umumunu da inzar edeceksin, çünkü inzarının o kimselere faidesi olur, o kimseleri sakındırır korundurursun ki اتَّبَعَ الذِّكْرَ zikri ta’kıb etmekte - kitabı, Kur’anı cidden düşünerek vird etmekte, nasıhat dinlemekte وَخَشِىَ الرَّحْمٰنَ بِالْغَيْبِ ve rahmana gayibde haşyet beslemektedir. - Ya’ni Âhırette olacağı gibi henüz huzuruna varmış olmayıp gıbayında bulunduğu halde onun celâl-ü azametini sayarak ıkabından korkar, rahmandır diye rahmetine mağrur olmaz. «نَبِّىْٔ عِبَادٖىٓ اَنّٖىٓ اَنَا الْغَفُورُ الرَّحٖيمُ وَاَنَّ عَذَابٖى هُوَ الْعَذَابُ الْاَلٖيمُ» buyurduğunu hisab eder, emirlerini tutar. Yahud kendi gaybinde içinden ya’ni yalnız zâhiri değil, Allahdan başka kimsenin vâkıf olamıyacağı kalbinin iç yüzünden haşyet duyar. Hangi kavmden olursa olsun فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَاَجْرٍ كَرٖيمٍ işte onu hem bir mağrifet hem de bir ecri kerîm ile tebşir et - «mağrifet» ve «ecr» deki tenvinler tefhım içindir. Ya’ni hiç bir günâh bırakmayıp örten geniş, ehemmiyyetli bir mağrifet ve hiç bir minnet ve eksikliği olmıyan şanlı, şerefli güzel bir ecr ile müjdele: demek ki risalet yalnız inzar için değil, hem de böyle büyük müjde ile tebşir hikmeti içindir. Bu inzar ve tebşirin asıl sirr-ü hikmeti ise şudur: