المجادلة
Mücâdele Sûresi
58. sûre · Medine · 22 âyet
Sûre hakkında · Elmalılı
MÜCÂDELE ٥٨ سُورَةُ الْمُجَادَلَةِ Mücadele suresi, dal üstün de esire de okunabilir, ikincisi daha ma’ruftur. Buna «قَدْ سَمِعَ» Suresi dahi denilir. Hazreti Übey radıyallahü anhın mushafında surei Zıhâr denilmiş olduğunu da Âlûsî zikreder. Bu Sûrei celîle Medenîdir. Atadan: Aşri evvel Medenî bakısi Mekkî diye de bir rivayet vardır. Kazıy Beyzavî bunun aksini, ya’ni aşri evvel Mekkî bakısi Medenî denildiğini kaydetmiştir.
Âyetleri - Mekkî ve medenî ta’dadında yirmi bir, sairlerinde yirmi ikidir. Ihtilaf «فِى الْاَذَلّٖينَ» dedir.
Kelimeleri - Dört yüz doksan üçtür.
Harfleri - Bin dokuz yüz doksan ikidir. Fasılası - ر م د ذ ز harfleridir.
«دالك» kesriyle elmücadile, ismi fail müfred müennes olup «الَّتٖى تُجَادِلُكَ فِى زَوْجِهَا» buyurulduğu üzere mücadele eden kadın demektir. «دالك» fethiyle mücadele ise bunun masdarıdır. Maamafih gerek bu kadının mücadelesine ve gerekse Surenin diğer âyetlerinde kâfirler ve münafıklarla olan mücadele mazmunlarına dahi muntabık olur. Mücadele esasen çekişmek, ya’ni iki tarafın kendi da’vasını isbat için tekrar tekrar suâl ve cevab ile karşılaşması, şiddetle münakaşa ve muhasame etmesi demektir.
Hadîd suresinden sonra mücadele Suresinin başlaması ne kadar mânalı olduğunu da beyana hacet yoktur. Hadîd suresi «وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظٖيمِ» diye hıtam bulmuştu. Bu Surede evvel emirde Allah tealânın bir kadın hakkında tecelli eden fadlının beyaniyle başlıyacak, sonra da Allah ve Resulü ile yarışa kalkışan kâfirlere ve münafıklara hadlerini bildirecek ve nihayet mü’minlere va’di rıdvan ile hıtam bulacaktır. Bu suretle işbu mücadele Suresinin evvel emirde kadın ve aile hukukunun tanzımine dair ahkâm ile başlaması hem dinden maksud olan adâletin icrası için ilk evvel en zaıyfların şikâyetlerini dinleyip insaf ve rahmet dairesinde haklarının mümkin olduğu kadar ihkakı lüzumuna hem de düşmanlarla çarpışmazdan evvel dahilî umurun tanzîmi vücubuna bir tenbih gibidir. Şöyleki:
بِسْ مِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖي مِ ١ قَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّتٖى تُجَادِلُكَ فِى زَوْجِهَا وَتَشْتَكٖٓى اِلَى اللّٰهِ وَاللّٰهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَا اِنَّ اللّٰهَ سَمٖيعٌ بَصٖيرٌ ٢ اَلَّذٖينَ يُظَاهِرُونَ مِنْكُمْ مِنْ نِسَآئِهِمْ مَا هُنَّ اُمَّهَاتِهِمْ اِنْ اُمَّهَاتُهُمْ اِلَّا الّٰٓ ىٖٔ وَلَدْنَهُمْ وَاِنَّهُمْ لَيَقُولُونَ مُنْكَرًا مِنَ الْقَوْلِ وَزُورًا وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ ٣ وَالَّذٖينَ يُظَاهِرُونَ مِنْ نِسَآئِهِمْ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا قَالُوا فَتَحْرٖيرُ رَقَبَةٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَآسّاَ ذٰلِكُمْ تُوعَظُونَ بِهٖ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبٖيرٌ ٤ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَآسّاَ فَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَاِطْعَامُ سِتّٖينَ مِسْكٖينًا ذٰلِكَ لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهٖ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ وَلِلْكَافِرٖينَ عَذَابٌ اَلٖيمٌ ٥ اِنَّ الَّذٖينَ يُحَآدُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ كُبِتُوا كَمَا كُبِتَ الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَقَدْ اَنْزَلْنَآ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ وَلِلْكَافِرٖينَ عَذَابٌ مُهٖينٌ ٦ يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَمٖيعًا فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُوا اَحْصٰيهُ اللّٰهُ وَنَسُوهُ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ شَهٖيدٌ
Meali Şerifi