Kalem Sûresi 44. Âyet
Mekke · Cüz 29 · Sayfa 566
فَذَرۡنِي وَمَن يُكَذِّبُ بِهَٰذَا ٱلۡحَدِيثِۖ سَنَسۡتَدۡرِجُهُم مِّنۡ حَيۡثُ لَا يَعۡلَمُونَ ٤٤
Bu sözü yalanlayanı bana bırak. Onları bilmedikleri yönden derece derece azaba yaklaştıracağız
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
فَذَرْنٖى وَمَنْ يُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَدٖيثِ o halde benimle bırak bu hadîsi tekzib edeni - bu Kur’ana inanmıyan, eskilerin masalları diyen, secde ve itaatin lüzumuna kail olmıyan, Âhıret azâbını inkâr eden, mücrimlere mücazat, müttakîlere mükâfat edilmez sana, o büyük ahlâkın kadrini tanımak istemiyen, hakkın tecelli edeceği birgün gelmez zu’medip de keyfine göre hükmeden kimselerin her birini bana bırak, ya’ni sen onlardan müteessir olma, çekinme, dediklerine aldırma da vazîfene bak ya Muhammed! - سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ biz onları bilemiyecekleri cihetten istidrac ederiz - haklarında iyi zannettikleri aldatıcı ba’zı servetler, kuvvetler, zevkler vererek ve onları gittikçe artırıp hızlandırarak hissettirmeksizin derece derece azâb uçurumuna çeker bilemiyecekleri bir cihetten yuvarlarız.