Yûnus Sûresi 32. Âyet
Mekke · Cüz 11 · Sayfa 212
فَذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمُ ٱلۡحَقُّۖ فَمَاذَا بَعۡدَ ٱلۡحَقِّ إِلَّا ٱلضَّلَٰلُۖ فَأَنَّىٰ تُصۡرَفُونَ ٣٢
İşte o Allah sizin gerçek Rabbinizdir. Gerçeğin dışında sapıklıktan başka ne vardır? O halde haktan nasıl çevriliyorsunuz
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
فَذٰلِكُمُ Duydunuz, a o işte - o evsafı kemalin, o kudret-ü ef’alin, o halk-u emrin sahibi bulunandır. İşte اللّٰهُ رَبُّكُمُ الْحَقُّ Allah, hak rabbınız - ulûhiyyet, münhasıren kendinin hakkı olan tek ma’bud, hakıkaten ve bihakkın malikiniz ve veliyyül’emriniz فَمَاذَا بَعْدَ الْحَقِّ اِلَّا الضَّلَالُ haktan sonrası da artık dalâlden başka nedir? - Ya’ni hakk ile dalâl beyninde vasıta yoktur. Hakkı tecavüz eden, mutlak dalâlete düşmüş bulunur, hak tealâladan gayrı rab, ma’dum ve batıl, zayi’ ve muzmehildir. Tevhid akîdesinden başka akıde, dalâldir. فَاَنّٰى تُصْرَفُونَ O halde nasıl masruf oluyorsunuz - ya’ni haktan dalâle, tevhidden şirke, saadetten nekbete nasıl çeviriliyorsunuz? Dalâle sarf olunmağa nasıl razı oluyorsunuz? Aklı olan insan hakkı bırakıp da dalâli arzu ve tecviz eder mi? Yahud nerden nereye sarf-ü tahvil olunuyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz, anladınız mı? ٣٣ كَذٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى الَّذٖينَ فَسَقُوٓا اَنَّهُمْ لَايُؤْمِنُونَ
Meali Şerifi