Yûnus Sûresi 20. Âyet
Mekke · Cüz 11 · Sayfa 210
وَيَقُولُونَ لَوۡلَآ أُنزِلَ عَلَيۡهِ ءَايَةࣱ مِّن رَّبِّهِۦۖ فَقُلۡ إِنَّمَا ٱلۡغَيۡبُ لِلَّهِ فَٱنتَظِرُوٓاْ إِنِّي مَعَكُم مِّنَ ٱلۡمُنتَظِرِينَ ٢٠
Bir de "Ona Rabbinden daha başka bir âyet indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gaybı bilmek ancak Allah’a mahsustur, bekleyiniz bakalım, ben de sizinle beraber bekleyeceğim şüphesiz
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَيَقُولُونَ bir derler ki لَوْ لَآ اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّهٖ rabbından ona bir âyet indirilse ya!... - Böyle inad ve mükâbere ile başka bir mu’cize ister dururlar. Madem ki öyle فَقُلْ sen de de ki اِنَّمَا الْغَيْبُ لِلّٰهِ gayb, ancak Allaha mahsustur. - Ya’ni taleb ettiğiniz başka âyet, başka mu’cize henüz gaybdır, olub olmıyacağını bilemem. Çünkü gaybı bilmek de tekvin etmek de Allaha mahsustur. Gerçi tekvin noktai nazarından mülâhaza edilecek olursa şehadetin dahi tekvini Allaha mahsus ve meşhud olan âyetler de Allahın âyetleri olmakta müsavi ise de o, kulların da ma’lûmu olabilir. Fakat gayb, gayb olduğu haysiyyetten ya’ni Allah tealâ tekvin veya tenzil buyurmadıkça onu Allahdan başkası bilemez. Onun için meşhûd olan âyât ve mu’cizattan başka mu’cizeyi indirib indirmemek ancak Allahın bileceği bir şeydir. Maamafih öyle şey olmaz da denemez فَانْتَظِرُوا binaenaleyh intizar ediniz - nüzulünü gözleyiniz - اِنّٖى مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِرٖينَ şüphesiz ki ben sizinle beraber intizar edenlerdenim - ya’ni sizin bu kadar âyâtı beyyinatı inkâra cür’etle başka âyet talebinde ınad ve ısrarınıza karşı bakalım Allah ne yapacak? Başınıza neler indirecek?. Bunlara bu müşriklere hem Kur’andan başka alâmât ve mu’cizat dahi gösterilmiş olduğunu anlatmak hem de bu azgınlıkları zaruret halinde değil ni’met ve refah halinde nankörlük olarak yaptıklarını beyan ve tasvir için buyruluyor ki: