AyetSûreler

التكوير

Tekvîr Sûresi

81. sûre · Mekke · 29 âyet

Sûre hakkında · Elmalılı

TEKVİR ٨١ سُورَةُ التَّكْوٖيرِ Buna Tekvir sûresi, Küvviret sûresi, «اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ» denilir, mekkîdir.

Âyetleri - Yirmi dokuzdur.

Kelimeleri - Yüz otuz dokuz.

Harfleri - Beşyüz otuz üç.

Fasılası - ت س م ن harfleridir.

İmam Ahmed, Tirmizî ve Hâkim, İbni Ömer radıyallahü anhümâdan rivayet etmişlerdir: Resulullah sallâllahü aleyhi vessellem buyurduki «مَنْ سَرَّهُ اَنْ يَنْظُرَ اِلَى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ كَاَنَّهُ رَاْىُ عَيْنٍ فَلْيَقْرَاْ اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ وَ اِذَا السَّمَآءُ انْفَطَرَتْ وَ اِذَا السَّمَآءُ انْشَقَّتْ = her kim Kıyamet gününe göz göre gibi bakmak arzu ederse «اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ اِذَا السَّمَآءُ انْفَطَرَتْ اِذَا السَّمَآءُ انْشَقَّتْ» sûrelerini okusun.

بِسْ مِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖي مِ ١ اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ ٢ وَاِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْ ٣ وَاِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْ ٤ وَاِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْ ٥ وَاِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْ ٦ وَاِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْ ٧ وَاِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْ ٨ وَاِذَا الْمَوْءُدَةُ سُئِلَتْ ٩ بِاَىِّ ذَنْبٍ قُتِلَتْ ١ وَاِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْ ١١ وَاِذَا السَّمَآءُ كُشِطَتْ ١٢ وَاِذَا الْجَحٖيمُ سُعِّرَتْ ١٣ وَاِذَا الْجَنَّةُ اُزْلِفَتْ ١٤ عَلِمَتْ نَفْسٌ مَآ اَحْضَرَتْ ١٥ فَلَآ اُقْسِمُ بِالْخُنَّسِ ١٦ اَلْجَوَارِ الْكُنَّسِ ١٧ وَالَّيْلِ اِذَا عَسْعَسَ ١٨ وَالصُّبْحِ اِذَا تَنَفَّسَ ١٩ اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرٖيمٍ ٢ ذٖى قُوَّةٍ عِنْدَ ذِى الْعَرْشِ مَكٖينٍ ٢١ مُطَاعٍ ثَمَّ اَمٖينٍ ٢٢ وَمَا صَاحِبُكُمْ بِمَجْنُونٍ ٢٣ وَلَقَدْ رَاٰهُ بِالْاُفُقِ الْمُبٖينِ ٢٤ وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَنٖينٍ ٢٥ وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَانٍ رَجٖيمٍ ٢٦ فَاَيْنَ تَذْهَبُونَ ٢٧ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَمٖينَ ٢٨ لِمَنْ شَآءَ مِنْكُمْ اَنْ يَسْتَقٖيمَ ٢٩ وَمَا تَشَآؤُنَ اِلَّآ اَنْ يَشَآءَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَمٖينَ

Meali Şerifi

1إِذَا ٱلشَّمۡسُ كُوِّرَتۡGüneş katlanıp dürüldüğünde2وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتۡYıldızlar bulandığında3وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ سُيِّرَتۡDağlar yürütüldüğünde4وَإِذَا ٱلۡعِشَارُ عُطِّلَتۡKıyılmaz mallar bırakıldığında5وَإِذَا ٱلۡوُحُوشُ حُشِرَتۡVahşi hayvanlar bir araya toplandığında6وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ سُجِّرَتۡDenizler ateşlendiğinde (suları çekilip, volkanlar halinde ateş püskürdüğünde)7وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتۡNefisler eşleştirildiğinde (iyiler iyilerle, kötüler kötülerle bir araya toplandığında)8وَإِذَا ٱلۡمَوۡءُۥدَةُ سُئِلَتۡDiri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda9بِأَيِّ ذَنۢبࣲ قُتِلَتۡHangi günahtan dolayı öldürüldü?" diye10وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتۡAmel defterleri açıldığında11وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتۡGök sıyrılıp açıldığında12وَإِذَا ٱلۡجَحِيمُ سُعِّرَتۡCehennem kızıştırıldığında13وَإِذَا ٱلۡجَنَّةُ أُزۡلِفَتۡVe cennet yaklaştırıldığında14عَلِمَتۡ نَفۡسࣱ مَّآ أَحۡضَرَتۡHerkes ne getirmiş olduğunu anlar15فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلۡخُنَّسِŞimdi yemin ederim o sinenlere (gündüzleri gözden kaybolan yıldızlara)16ٱلۡجَوَارِ ٱلۡكُنَّسِO akıp akıp yuvasına gidenlere17وَٱلَّيۡلِ إِذَا عَسۡعَسَYöneldiği an geceye18وَٱلصُّبۡحِ إِذَا تَنَفَّسَNefeslendiği (ağardığı) an sabaha ki19إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولࣲ كَرِيمࣲKuşkusuz o Kur’an, değerli bir elçinin sözüdür20ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي ٱلۡعَرۡشِ مَكِينࣲO elçi güçlüdür, Arş’ın sahibinin yanında çok itibarlıdır21مُّطَاعࣲ ثَمَّ أَمِينࣲOrada ona itaat edilir, güvenilir22وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجۡنُونࣲArkadaşınızı cin çarpmış değildir23وَلَقَدۡ رَءَاهُ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡمُبِينِAndolsun o, Cebrail’i açık ufukta gördü24وَمَا هُوَ عَلَى ٱلۡغَيۡبِ بِضَنِينࣲO, gayb hakkında cimri de değildir25وَمَا هُوَ بِقَوۡلِ شَيۡطَٰنࣲ رَّجِيمࣲO, kovulmuş bir şeytanın sözü değildir26فَأَيۡنَ تَذۡهَبُونَHâl böyle iken, siz nereye gidiyorsunuz27إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرࣱ لِّلۡعَٰلَمِينَO, âlemler için öğütten başka bir şey değildir28لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَسۡتَقِيمَİçinizden doğru gitmek isteyenler için29وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَÂlemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince, siz dileyemezsiniz