AyetSûreler

İsrâ Sûresi 88. Âyet

Mekke · Cüz 15 · Sayfa 291

قُل لَّئِنِ ٱجۡتَمَعَتِ ٱلۡإِنسُ وَٱلۡجِنُّ عَلَىٰٓ أَن يَأۡتُواْ بِمِثۡلِ هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانِ لَا يَأۡتُونَ بِمِثۡلِهِۦ وَلَوۡ كَانَ بَعۡضُهُمۡ لِبَعۡضࣲ ظَهِيرࣰا ۝٨٨

Ey Muhammed! De ki: "Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur’ân’ın benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine yardımcı olsalar bile, yine onun bir benzerini meydana getiremeyeceklerdir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

قُلْ de ki: لَئِنِ اجْتَمَعَتِ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰٓى اَنْ يَاْتُوا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ Alimallah, bütün İns-ü Cinn bu Kur’anın getirilmeleri üzere ictima’ ya’ni ittifak etseler لَا يَاْتُونَ بِمِثْلِهٖ hiç bir mislini getiremezler. - İns ayrı Cinn ayrı uğraşsalar getiremezler ya وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهٖيرًا yekdiğerine zahîr olsalar bile getiremezler - Kur’an böyle büyük bir mu’cizedir. Şimdi yalnız bu âyetin ne kadar şümullü, ne kadar kuvvetli, bütün İns-ü Cinn ile istikbal üzerinde böyle en yüksek bir yakîn ile huküm ne büyük bir ılmi gaybi ihtivâ ettiğini ve binaenaleyh başlı başına nasıl büyük bir mu’cizei bakıye teşkil eylediğini insaf ile teemmül etmeli, bu kelâmın ılmullahdan bir ılim getirmiş olduğuna nasıl şüphe edilebilir?

Bunun sebebi nüzulünde rivayet olunur ki evvelki Yehûdîlerden bir taife «ya Muhammed, demişler, bize şu getirdiğin hakkı haber ver, bu min ındillâh bir hak mıdır? Zira biz bunu Tevrâtın tenasüku gibi mütenasık görmüyoruz» aleyhıssalâtü vesselâm da buyurmuş ki «vallahi siz, bunun üzerine «amma bu senin getirdiğin gibisini biz de sana getiririz.» Demişlerdi ve binaenaleyh Allah tealâ, bu âyeti inzal buyurdu. Diğer taraftan Kureyşten bir cemaat de «bize bu Kur’andan başka bir âyeti garîbe getir, yoksa bunun mislini biz de yapabiliriz» demişlerdir ki âyeti garîbe dedikleri bundan sonra «وَقَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى الخ» âyetlerinde beyan olunacak olan mukterehat olacaktır. Bu âyet ile bütün bunlara cevabı kat’î verilmiş, o gün bu gün bunca asırlardan beri bütün tecribe ve teşebbüslerin karşısında bu cevab, kemali sıdk-u tahakkukla heybet-ü azametini artırmış durmuştur. (Sûrei «Bakare» de «فَاْتُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِهٖ» sûrei «Hûd» da «فَاْتُوا بِعَشْرِ سُوَرٍ مِثْلِهٖ» - ilâ - «فَاِلَّمْ يَسْتَجٖيبُوا لَكُمْ» Sûrei «Hıcir» de «وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ» bak).

İşte Kur’anın her hukmü böyle ılim, böyle lâreybdir. ٨٩ وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ فٖى هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ فَاَبٰٓى اَكْثَرُ النَّاسِ اِلَّا كُفُورًا ٩ وَقَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الْاَرْضِ يَنْبُوعًا ٩١ اَوْ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٌ مِنْ نَخٖيلٍ وَعِنَبٍ فَتُفَجِّرَ الْاَنْهَارَ خِلَالَهَا تَفْجٖيرًا ٩٢ اَوْ تُسْقِطَ السَّمَآءَ كَمَا زَعَمْتَ عَلَيْنَا كِسَفًا اَوْ تَاْتِىَ بِاللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ قَبٖيلًا ٩٣ اَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌ مِنْ زُخْرُفٍ اَوْ تَرْقٰى فِى السَّمَآءِ وَلَنْ نُؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتّٰى تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَابًا نَقْرَؤُهُ قُلْ سُبْحَانَ رَبّٖى هَلْ كُنْتُ اِلَّا بَشَرًا رَسُولًا

Meali Şerifi