Fussilet Sûresi 39. Âyet
Mekke · Cüz 24 · Sayfa 481
وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنَّكَ تَرَى ٱلۡأَرۡضَ خَٰشِعَةࣰ فَإِذَآ أَنزَلۡنَا عَلَيۡهَا ٱلۡمَآءَ ٱهۡتَزَّتۡ وَرَبَتۡۚ إِنَّ ٱلَّذِيٓ أَحۡيَاهَا لَمُحۡيِ ٱلۡمَوۡتَىٰٓۚ إِنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءࣲ قَدِيرٌ ٣٩
Senin yeryüzünü boynu bükük, kupkuru görmen de Allah’ın kudretinin delillerindendir. Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir ve kabarır. Şüphesiz ki ona hayat veren Allah mutlaka ölüleri de diriltir. Doğrusu O’nun her şeye gücü yeter
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَمِنْ اٰيَاتِهٖٓ ve onun âyâtındandır ki اَنَّكَ تَرَى الْاَرْضَ خَاشِعَةً sen Arzı hâşi’ görürsün - boyun bükük bir zelîl gibi kuraklıktan çökmüş, perişan bir hale düşmüştür. Arzın husran ve kuraklık halindeki perişanlığı zillete düşmüş bir kimsenin boynunu büktüğü huşu’ ya’ni tezellül haline benzetilmiştir, bu teşbih bir taraftan secde etmek istemiyen mütekebbirlerin nihayet toprak olup zelîl olacaklarını ıhtar ettiği gibi bir taraftan da mütevazı’ olanların yükseleceklerini iş’ar için buyuruluyor ki فَاِذَآ اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَآءَ derken onun üzerine o suyu indirdiğimiz vakıt اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ ihtizaz eder, deprenir ve kabarır اِنَّ الَّذٖٓى اَحْيَاهَا şübhe yok ki ona o hayatı veren - o Arzı öyle dirilten لَمُحْيِ الْمَوْتٰى elbette ölüleri dirilticidir. - Ruhsuz cesedlere ruh verir اِنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدٖيرٌ şübhesiz ki o her şey’e kadirdir. - İradesinin teallûk ettiği her şey, vücude gelir, kâfirler yıkılır, mü’minler yükselir. Onun için halden yılmayıp da’vete ıkdam etmelidir. Bu beyandan sonra istikametin zıddına giden mülhidleri tehdid ile buyuruluyor ki: