Fussilet Sûresi 40. Âyet
Mekke · Cüz 24 · Sayfa 481
إِنَّ ٱلَّذِينَ يُلۡحِدُونَ فِيٓ ءَايَٰتِنَا لَا يَخۡفَوۡنَ عَلَيۡنَآۗ أَفَمَن يُلۡقَىٰ فِي ٱلنَّارِ خَيۡرٌ أَم مَّن يَأۡتِيٓ ءَامِنࣰا يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۚ ٱعۡمَلُواْ مَا شِئۡتُمۡ إِنَّهُۥ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٌ ٤٠
Âyetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp inkâra sapanlar bize gizli kalmazlar. O halde ateşe atılacak olan mı daha hayırlıdır, yoksa kıyamet günü güven içinde gelecek olan mı? İstediğinizi yapın. Şüphesiz ki Allah, yaptığınız şeyleri hakkıyla görür
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
اِنَّ الَّذٖينَ يُلْحِدُونَ فٖٓى اٰيَاتِنَا Bizim âyetlerimizde mülhidlik edenler -
İLHAD, esasen lâhde koymak demek olup doğruluktan eğrilmek, haktan bâtıla sapmak ma’nâsına dahi
gelir. Rağıb der ki: ilhan iki türlüdür: birisi Allaha şirk ilhadı, birisi de esbabda şirk ilhadıdır. Evvelkisi iymana münafî olur, onu ibtal eder ikincisi ise onu ibtal etmezse de tutamaklarını zayıflatır اه. Âyetlerde ilhad, doğru ma’nâ vermeyip istikametten ayrılarak eğrisine çekmek demek olur ki tekzibe ve yanlış te’vil-ü tahrife şamil olur. Âyât, zikrolunan leyl-ü nehar, Şems-ü Kamer gibi tekvinî âyetler ve mu’cizelerle Kur’an gibi tenzilî ve teşriî olan âyetlerden eammdır. Her ikisine de aykırı gitmek ilhaddır. İlhadın da cezası nâra atılmaktır. Çünkü ilhad, ateşe gülüstan diye atılmak gibidir. Onun için buyuruluyor ki اَفَمَنْ يُلْقٰى فِى النَّارِ خَيْرٌ الخ اِعْمَلُوا مَاشِئْتُمْ – tehdiddir.