AyetSûreler

Fetih Sûresi 1. Âyet

Medine · Cüz 26 · Sayfa 511

إِنَّا فَتَحۡنَا لَكَ فَتۡحࣰا مُّبِينࣰا ۝١

Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsân ettik

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُبٖينًا Elhak biz sana bir fethi mübîn açtık - istıkbali açan: ileride vuku’ bulacak bir çok fetihlerin mebdei olan bir fetih. Ba’zı müfessîrin bunu Mekkenin fethini va’d diye telâkkî etmişlerse de cumhur bunun Hudeybiye sulhunu ıhbar olduğunu söylemişler. İbni Abbas, Enes, Şa’bî ve Zührîden de böyle rivayet eylemişlerdir. İbni atıyye buna «وهو الصحيح» demiştir. Ma’lûm ki fetih, aslında açmak, ya’ni kapalılığı gidermektir. Bir memleketi fetih de Keşşafın beyanı vechile ona harbli veya harbsız, unveten ve sulhan zafer bulmaktır ki zafer bulmadıkça kapalıdır. «فَلَا تَهِنُوا وَتَدْعُوٓا اِلَى السَّلْمِ وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَ» mısdakına muhalif gibi görünen Hudeybiye sulhunun bir fetih olması eshabdan ba’zılarına bile hafî kalmıştı. Cenabı Allah bunun bir fethi mübîn olduğunu beyan buyurmuştur. Evvelâ bir fetholması: gerçi Peygamber bunda bir harb için değil, bir ömre niyyetiyle hareket etmiş ve kurbanlıklar sevkeylemişti, fakat müşrikler çarpışmayı kurmuştu, şiddetli bir kıtâl olmamış, lâkin tarafeynden ok ve mancınık atışmak olmuş «وَهُوَ الَّذٖى كَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ عَنْهُمْ بِبَطْنِ مَكَّةَ مِنْ بَعْدِ اَنْ اَظْفَرَكُمْ عَلَيْهِمْ» buyurulduğu üzere müslimanlar müşrikleri mağlûb edip diyarlarına sokmuşlardı ve sulha müşrikleri mağlûb edip diyarlarına sokmuşlardı ve sulha müşrikler talib olmuşlardı. Saniyen bunun bir fethi mübîn olmasına gelince: bu sulh ile ilk evvel müslimanlığın âlemde bir Devlet olarak mevcudiyyeti düşmanları tarafından dahi tasdık olunarak bir mukaveleye rabt edilmiş bulunuyordu. Bu suretle bu bundan sonra zuhura başlıyacak bir silsilei fütuhatının başı ve fatihası olmuş ve bundan sonraki islâm fütuhatından her biri bunun tahtinde bir şu’besi mesabesinde olarak mev’ud bulunmuş oluyordu ki Sûrenin başı bunu ilâhî bir lisan ile iyzah etmektedir. Filvakı’ yine Sûrenin içinde Fethi, karîb diye işaret olunduğu üzere bunu pek yakından Hayber fethi ta’kıb etmiş, sonra da Mekke fetholunmuş, sonra da islâmın bütün edyâne galebesi va’d buyurulmuştur. Zührî demiştir ki: Hudeybiye fethinden büyük bir fetih olmamıştır. Bu sâyede Müşrikler Müslimanlarla ihtilâta girişmiş ve sözlerini işitmeğe başlamış ve bu onların kalblerinde yer etmiş ve binaenaleyh üç sene zarfında bir çok halk müsliman olarak islâmın çoğalmasına sebeb olmuştur اه. Bütün bunlar sûrei Muhammedin başında geçen âyetlerin feyzı hukmüdür.

MÜBÎN, açık, parlak, yâhud ilersini açan gösteren demektir. Cenabı Allah bu fethin mübîn olmasının

hikmetini şu dört vechi cem’ile beyan buyuruyor: - 1) Mağfiret, - 2) itmamı ni’met, - 3) bir sıratı müstekıme hidayet. - 4) nasrı azîz. Ya’ni bunların her birini ayrıca değil mecmuunu birden bir hikmet olmak üzere bir lâmi akıbet ile şöyle buyuruyor: