AyetSûreler

En'âm Sûresi 128. Âyet

Mekke · Cüz 8 · Sayfa 144

وَيَوۡمَ يَحۡشُرُهُمۡ جَمِيعࣰا يَٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ قَدِ ٱسۡتَكۡثَرۡتُم مِّنَ ٱلۡإِنسِۖ وَقَالَ أَوۡلِيَآؤُهُم مِّنَ ٱلۡإِنسِ رَبَّنَا ٱسۡتَمۡتَعَ بَعۡضُنَا بِبَعۡضࣲ وَبَلَغۡنَآ أَجَلَنَا ٱلَّذِيٓ أَجَّلۡتَ لَنَاۚ قَالَ ٱلنَّارُ مَثۡوَىٰكُمۡ خَٰلِدِينَ فِيهَآ إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُۚ إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمࣱ ۝١٢٨

(Allah), onların hepsini topladığı gün, cinlere: "Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız" der. İnsanlardan cinlerin dostu olanlar da şöyle derler: "Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık". Allah da: "Sizin durağınız cehennemdir. Orada, Allah’ın dilemesi müstesna, ebedi olarak kalacaksınız" der. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, her şeyi bilendir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَمٖيعًا Düşün ki bir gün gelecek Allah o İns-ü Cinnin hepsini bir yere toplıyacak يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ قَدِ اسْتَكْثَرْتُمْ مِنَ الْاِنْسِ ey ma’şeri Cinn: ey Cinn cemaati: ey gizli Şeytan cemıyyetleri, İnsten çoğuna göz diktiniz, çok iğva ve ıdlâl ettiniz pek çoklarını azıttınız, sapıttınız, insanlıktan çıkardınız Cinn sürüsüne kattınız da avenenizi, cem’ıyyetinizi çoğaltınız ha! diyerek haşredecek وَقَالَ اَوْلِيَآؤُهُمْ مِنَ الْاِنْسِ o Cinn ma’şerinin İnsten olan dostları da o halde diyecek ki رَبَّنَا اسْتَمْتَعَ بَعْضُنَا بِبَعْضٍ ey rabbimiz biz biribirimizden intifa’ ettik: -Cinler İnse şehevat yollarını ve vesaitını gösterdiler, mekr-ü hud’a tezvir ve erâcif, sihr-ü efsün usullerini, eğri yollardan gidib yalan dolanla iş yapmak, fesad saçıb gizlenmek çarelerini öğrettiler. Bu suretle İns, Cinden intifa’ etti, zevkler, safalar yaptı. İnsin bunları rızalariyle kabul etmesinden ve teshilât göstererek muavenette bulunmasından da Cinn intifa’ etti, murad ve maksuduna erdi. Binaenaleyh bu babda mes’uliyyet yalnız Cinn dostlarımızın değildir. Doğrusu biz yekdiğerimizden istifade ettik وَبَلَغْنَآ اَجَلَنَا الَّذٖٓى اَجَّلْتَ لَنَا ve bizim için ta’yin ve tesmiye ettiğin ecelimize yettik: bize verdiğin mühletin nihayetine erdik.» -Ya’ni Sûrenin başında «وَاَجَلٌ مُسَمًّى عِنْدَهُ ثُمَّ اَنْتُمْ تَمْتَرُونَ» diye beyan olunan eceli müsemmâ, bu gayei müddet, bu yevmi haşr-ü kıyamet geldi çattı» diye ı’tirafı zünûb ile Cinn dostlarına muavenet ve mes’uliyyetlerine iştirâk eyleyecektir. Allah da ne diyecek bilir misiniz? قَالَ النَّارُ مَثْوٰيكُمْ خَالِدٖينَ فٖيهَآ اِلَّا مَا شَآءَ اللّٰهُ muhakkak diyecek ki ve hattâ ezelde demiştir ki o ateş, narı cehennem, mesvanız, ikametgâhınız, yatağınızdır. Orada İns-ü Cinn hepiniz muhalleden kalacaksınız, ancak Allahın dilediği müddet müstesnâ- «اِلَّا مَنْ شَآءَ اللّٰهُ» buyurulmayıb da «اِلَّا مَا شَآءَ اللّٰهُ» buyurulmasından anlaşılır ki huludı nardan bu istisna’ ba’zı eşhasa değil, ba’zı ezmana âiddir. Ve beyan olunduğuna göre Allahın dilediği ba’zı zemanlar küffar, ateşten çıkarılıb soğuğa, zemherire atılacak, sonra yine nâra iade olunacaktır. اِنَّ رَبَّكَ حَكٖيمٌ عَلٖيمٌ şübhe yok ki rabbın hem bir hakîm hem bir alîmdir: Yaptığını hikmetle muhkem yapar ve İns-ü Cinn bütün sekaleynin de gizli açık bütün hallerini ve lâyık oldukları cezaları bilir. Hukmünü meşiyyetini bilerek verir. İşte Allahın hepsi öyle diyerek haşredeceği ve Cinn dostu İnsin öyle hakîm ve alîm olan rabbının da böyle dediği günü düşün.