AyetSûreler

Cuma Sûresi 11. Âyet

Medine · Cüz 28 · Sayfa 554

وَإِذَا رَأَوۡاْ تِجَٰرَةً أَوۡ لَهۡوًا ٱنفَضُّوٓاْ إِلَيۡهَا وَتَرَكُوكَ قَآئِمࣰاۚ قُلۡ مَا عِندَ ٱللَّهِ خَيۡرࣱ مِّنَ ٱللَّهۡوِ وَمِنَ ٱلتِّجَٰرَةِۚ وَٱللَّهُ خَيۡرُ ٱلرَّـٰزِقِينَ ۝١١

Bir ticaret ve eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona gittiler ve seni ayakta bıraktılar. De ki: "Allah’ın yanında bulunan, eğlenceden ve ticaretten de hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَاِذَا رَاَوْا تِجَارَةً اَوْ لَهْوًا emir öyle olmakla beraber bir ticaret veya bir eğlence gördüklerinde انْفَضُّوٓا اِلَيْهَا ona sökün ettiler وَتَرَكُوكَ قَآئِمًا ve seni kıyamda bıraktılar - ya’ni sen minberde hutbeye kalkmış Allahı zikrederken bırakıp ticarete koşuştular. Rivayet olunurki Medînede açlık ve bahalılık olmuştu, Resulullah sallâllâhü aleyhi vesellem Cum’a günü hutbede iken bir kârban geliverdi, onun dünbeleğini işitince cemaatin bir çoğu Peygamberi ayakta bırakarak dışarıya fırlamışlar. Buharî, Müslim, Tirmizî ve saire Cabir ibni Abdillah radıyallahü anhten şöyle rivayet etmişlerdirki Hazreti Peygamber sallâllahü aleyhi vesellem ile namaz kılacağımız sırada yiyecek getiren bir kârban geliverdi, ona iltifat ediverdiler, hattâ Peygamberin beraberinde on iki adamdan başka kalmadı, onun üzerine bu âyet nâzil oldu. «وَاِذَا رَاَوْا تِجَارَةً اَوْ لَهْوًا انْفَضُّوٓا اِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَآئِمًا» Bir rivayette de resulullah buyurmuşturki eğer hepsi çıksa idi mescid üzerlerine ateş alırdı, on iki kişiden onu Aşerei mübeşşere ikisi de Bilâl ile Câbir yâhud Ammar ile İbni Mes’ud, yâhud Bilâl ile ibni Mes’ud idi. Kârban Abdullah ibni avf Hazretlerinin idi, lehiv, kafile gelirken çalınması mu’tad olan kös veya def, dünbelek, ba’zıları davul zurna demişler. Maamafih âyette «اِلَيْهَا» zamiri müennes olarak ticarete gönderilmiş lehv ile beraber «اِلَيْهِمَا» yâhud «اِلَيْهِ» diye lehve gönderilmemiştir. Bu gösterirki çıkanların maksadı lehiv değil ticaret, idi. Buna da sebeb kaht-u galanın şiddeti, bir de hutbeyi bırakıb çıkmakta be’is yok zannetmeleri olmuştu. قُلْ diki - ey zikrullah için kaim olan Resul! مَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ مِنَ اللَّهْوِ وَمِنَ التِّجَارَةِ Allahın ındindeki - menâfi’- lahivdin de ticaretten de hayırlıdır. - Çünkü onlar, Dünya hayatın geçici menfeatleridir. Allah yanındaki fazl-ü sevab ile namütenahî ve muhalleddir. Kaldıki eğlencenin menfeati de mevhumdur. وَاللّٰهُ خَيْرُالرَّازِقٖينَ ve Allah hayrurrrazikîndir, rızık verenlerin en hayırlısıdır. - Asıl rızkı ondan istemelidir. O nasîb etmeyince esbabdan hiç birisinin fâidesi olmaz. Ticaretlerin fevkında Allahın öyle rızık kapıları vardırki onlar kapanınca bütün ticaretler de kapanır. Onun için ticaret sevdasiyle her şey’i unutan Yehüdîleri Allah tealâ bu Sûrede tevbıyh ettikten sonra mü’minleri yükseltmek üzere bu emirlerle Cum’aya hidayet ve irşad buyurmuştur.

Bu emirlerden sonra Cum’ayı bilâ ma’zeret terk ve Cum’ayı bırakıp da lehiv ve eğlenceye koşuşmak nifâka varacağına işaret olmak üzere bunun arkasından munafıkların ahvalini anlatan Sûre gelecek ve onun âhirinde de yine mü’minleri zikrullaha teşvık eder hıtab ile bir tetmîm yapılacaktır.