AyetSûreler

Cuma Sûresi 10. Âyet

Medine · Cüz 28 · Sayfa 554

فَإِذَا قُضِيَتِ ٱلصَّلَوٰةُ فَٱنتَشِرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَٱبۡتَغُواْ مِن فَضۡلِ ٱللَّهِ وَٱذۡكُرُواْ ٱللَّهَ كَثِيرࣰا لَّعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ ۝١٠

Namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan (nasibinizi) arayın. Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

فَاِذَا قُضِيَتِ الصَّلٰوةُ sonra namaz kılınıp bittiğinde - ki farz olan Cum’a namazı hiç hılâfsız iki rek’attir. Hazreti Ali ve Aişeden vârid olan eserlerde hutbeden dolayı kasr edilmiştir.

Bununla beraber öğlenin sünnetleri gibi Cum’anın da sünnetleri vardır. İbni Mâce ibni Abbastan: Hazreti Peygamber sallâllahü aleyhi vesellem Cum’adan evvel dört rek’at kılar ve bunlardan hiç birini ayırmazdı. Abdullah ibni Ömerden: Cum’ayı kıldıktan sonra gider evinde iki rek’at kılardı ve derdi ki Resulullah böyle yapardı. Sâlim babasından: Hazreti Peygamber sallâllahü aleyhi vesellem Cum’adan sonra iki rek’at kılardı. Ebu Hureyreden: Resulullah buyurdu ki Cum’adan sonra kıldığınızda dört rek’at kılınız. اه. Demek ki evvelâ Cum’anın dört rek’at ilk sünneti vardır ki hatîb hutbeye çıkmadan kılınır. Farzdan sonra da iki veya dört rek’at son sünneti vardır ki bunları evinde kılmak efdaldir. Âyette zâhir olan farzdır. Bununla beraber sünnetler de farzın mükemmili olmak i’tibariyle ona mülhak olduklarından sünniyyet hukmiyle tebean dahil olurlar. O edâ olunup bitti mi? فَانْتَشِرُوا فِى الْاَرْضِ O vakıt Arzda intişar ediniz - ya’ni namaz kılındıktan sonra me’zunsunuz gidebilirsiniz, artık arzu ettiğiniz yere dağılınız وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ ve Allahın fazlından talebde bulununuz - ki bu gerek kesb ve ticaret, gerek ılim, gerek ziyaret, gerek ıbadet, gerek istirahat olabilir. İbni Merduyenin rivayetinde İbni Abbas Hazretleri demiştir ki: Dünya talebine dair bir şey ile emrolunmadılar, ancak hasta yoklamak, cenazeye gitmek, Allah için din kardeşini ziyaret etmek gibi şeylerdir. İbni Cerîr bunu Hazreti Enesten de merfuan rivayet etmiştir. Mekhûl, Hasen, Saıyd ibdi Müseyyeb Hazarâti ise talebi ılim demişler, ba’zıları da kazanç demişlerdir. İşbu «فَانْتَشِرُوا وَابْتَغُوا» emirleri esahhı kavle göre ibaha içindir. Binaenaleyh namaz kılındıktan sonra hemen çıkmak vâcib olmayıp mescidde kalmak da mubah olur. Âlûsî der ki: Dahhâk ve mücahidden de böyle rivayet olunmuş ve Buharî şerhinde Kirmanî bunun hakkında ittifak bulunduğunu nakleylemiş ise de onda nazar vardır. Çünkü serahsî vücub veya nebd için denildiğine dair de kavil hikâye eylemiştir. Ebu Ubeyd ve İbni Münzir ve Taberanî ve İbni Merduye Abdullah İbni Büsri harranî de şöyle tahric etmişlerdir: dedi ki Peygamber sallâllahü aleyhi vesellem Hazretlerinin sahibi Abdullah ibni Büsri Mazinîyi gördüm. Cum’ayı kılınca çıktı, çarşıda bir sâat dolaştı, sonra mescide döndü, Allahın dilediği kadar namaz kıldı, ona bunu niçin yapıyorsun denildi «Seyyidi mürselîn sallâllahü aleyhi vesellem Hazretlerini böyle yaparken gördüm» dedi ve bu âyeti okudu «فَاِذَا قُضِيَتِ الصَّلٰوةُ الخ» İbni Münzir de Saıyd İbni Cubeyrden şöyle tahric etmiştir: dedi ki: Cum’a günü mescidin kapısından çıktığında bir şey’e pey sür de istersen alma. Nedib kavli ondan da menkuldür اه. Fakat ılmi usulde beyan olunduğu üzere «وَاِذَا حَلَلْتُمْ فَاصْطَادُوا» gibi mahza ıbadin lehine olarak vârid olan emirlerde aleyhe tehavvül ile nakzı mevzu’ lâzım gelmemek için ibaha asıl olduğuna göre bu «فَانْتَشِرُوا وَابْتَغُوا» emirleri de böyle olmak gerektir. Ve bu yalnız hazrdan sonra olduğu için değil, lehten aleyhe kalbi mevzu’ lâzmı gelmemek içindir. Yoksa emir, hazrdan sonra da vücub ifade edebilir. Maamafih o ruhsat ve ibaha ile beraber şu emr nedb-ü teşvık için olmak yaraşır.

وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَثٖيرًا ve Allahi çok zikr edin - ya’ni dağılıp çıkdığınızda da Allahı unutuvermeyiniz de gerek intişar ve ibtiga esnasında ve gerek sonra ve gerek evvel Allah tealayı esmai husnasiyle çok çok anın. Emirlerinin iyfasına muvaffak kıldığından dolayı hamd-ü şükretmek, Kur’an okumak, nafile namaz kılmak ve sair ibadatta bulunmak, âlâ-ü eltafını tefekkür etmek gibi vesîlelerle namı ilâhîsini gerek kalbiniz ve gerek dilinizle yadedin لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ ki felâh bulabiliseniz. - Büyük murada iresiniz.