Zümer Sûresi 68. Âyet
Mekke · Cüz 24 · Sayfa 466
وَنُفِخَ فِي ٱلصُّورِ فَصَعِقَ مَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِي ٱلۡأَرۡضِ إِلَّا مَن شَآءَ ٱللَّهُۖ ثُمَّ نُفِخَ فِيهِ أُخۡرَىٰ فَإِذَا هُمۡ قِيَامࣱ يَنظُرُونَ ٦٨
Ve sûra üflenmiştir. Göklerde kim var, yerde kim varsa çarpılıp yıkılmıştır. Ancak Allah’ın dilediği müstesna. Sonra ona bir daha üflenmiştir. Bu defa da hep onlar kalkmışlar bakıyorlardır
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَنُفِخَ فِى الصُّورِ – surun ma’nâsı Sûrei «Nemil» de «يَوْمَ يُنْفَخُ فِى الصُّورِ فَفَزِعَ» âyetinde geçmiş idi. Görülüyor ki burada iki nefıh beyan olunuyor. Birincisi yıkan nefhı saıktır ki bu, nefhai ulâ veya vustâdır. İkincisi kaldıran nefhı kıyamdır ki bu da nefhai saniye veya sâlisedir. Ve Kıyamet kelimesi bu ikincideki kıyam ma’nâsından olmakla beraber birinciyi de mebdei olmak üzere mutazammındır. Onun için Kıyamet kopması en büyük yıkımı ifâde eder. Buna saat, vâkıa, hakka dahi denilir. SAIK, yıldırım çarpmasında olduğu gibi bayılıp düşmeye ve ölmeğe denilir. Bu kıyamdan sonra yevmi din ve yevmi fasıl denilen safhayı beyan ile buyuruluyor ki: