AyetSûreler

Zâriyât Sûresi 28. Âyet

Mekke · Cüz 26 · Sayfa 521

فَأَوۡجَسَ مِنۡهُمۡ خِيفَةࣰۖ قَالُواْ لَا تَخَفۡۖ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَٰمٍ عَلِيمࣲ ۝٢٨

Yemediklerini görünce onlardan içine bir korku düştü. Onlar İbrahim’e: "Korkma!" dediler ve onu çok bilgili bir oğul ile müjdelediler

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

فَاَوْجَسَ مِنْهُمْ خٖيفَةً bunun üzerine onlardan içine bir korku düştü - «فَلَمَّا رَآٰ اَيْدِيَهُمْ لَا تَصِلُ اِلَيْهِ نَكِرَهُمْ» yemeğe el uzatmadıklarını görünce işkillendi, zira yemeğini yememek azçok husumet ve infiale delâlet eden bir ma’nâdan halî kalmaz. İbni Abbastan mervî olduğuna göre Melâike olduklarını sezdi, azâb için gelmiş olmaları ihtimali hatırına gelerek korktu قَالُوا لَاتَخَفْ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَامٍ عَلٖيمٍ korkma dediler ve ona alîm bir oğul tebşir ettiler - sûrei Hudde musarrah olduğu üzere bu oğul İshaktır. «Saffat» ta «فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَلٖيمٍ» ise İsmail idi. Alîm, ya’ni bulûğundan sonra çok âlim olacak bir oğul, ki nübüvvet ile de tefsir edilmiştir. Bu vasf ile müjde hem hayatını hem de kemalini beyan ile tebşirdir.