Yûsuf Sûresi 72. Âyet
Mekke · Cüz 13 · Sayfa 244
قَالُواْ نَفۡقِدُ صُوَاعَ ٱلۡمَلِكِ وَلِمَن جَآءَ بِهِۦ حِمۡلُ بَعِيرࣲ وَأَنَا۠ بِهِۦ زَعِيمࣱ ٧٢
Onlar da dediler ki: "Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu bulup getirene bir yük zahire var. Üstelik o tas bana zimmetlidir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
قَالُوا نَفْقِدُ صُوَاعَ الْمَلِكِ dediler ki Melikin suvaını arıyoruz وَلِمَنْ جَآءَ بِهٖ حِمْلُ بَعٖيرٍ ve onu getirene bir deve yükü (zahire) bahşiş var - ya’ni bakın bakalım belki yüklerinizin arasına karışmıştır. Mukabilinde tekdir değil taltıf görürsünüz وَاَنَا بِهٖ زَعٖيمٌ ve ben buna kefilim - anlaşılıyor ki sözü o bağıran müezzin söylüyor ve evvelki cümlelerde «biz», bunda «ben» diyor. Ve o, bu ta’kıb ve taharri memurlarının reisleri imiş ve yine anlaşılıyor ki Yusüfün ta’limatı böyle imiş. SUVA’, lügatte «sa’ » denilen ve ahkâmı islâmiyyede mu’teber olan bir kile, ya’ni ölçek, birde su içecek bir nevi’ tas ve meşrebe ma’nâlarına gelir. Burada da ba’zıları ölçek, ba’zıları da yukarıda sıkayenin bir beyanı gibi meşrebe ma’nâsile tefsir etmişler, suva’ isim, sıkaye vasfolduğunu da söylemişlerdir. Lâkin « essıkaye » den zahir olan Yusüfün meşrebesi olmaktı, burada ise hem iki ma’nâya muhtemil olan «suva’ » ta’birinin kullanılması hem de Melike isnad edilmesi kaçamaklı bir tevriye kasdedilmiş olduğunu anlatıyor. Melik ta’birile muhatabları zihninde başka bir mehabet iykaı matlûb olduğunda şüphe yoksa da bundan Azîz olan Yusüf veya bizzat Melik kasd olunmak da muhtemildir. Yusüfün koyduğu şey her halde kendinin olmak gerektir. Ancak bu ona ihtimal ki mukaddemâ Melik tarafından hediyye edilmiştir. Eğer zahire ölçülen kile de kıymetdar bir sâ’ idise işin hakikatini bilmiyenler bunun zahirinden hükûmetin o ölçeğini zannedebilecekler ve binaenaleyh hakikatte zahiren göründüğü gibi bir ittiham yapılmamış, kabili te’vil bir tevriye kasdedilmiş ve belki bir istiare gözetilmiş olacaktır. Çünkü Yusüf, Devletin bir mi’yarı ma’dileti, memleketin bir vasıtaı hayatı idi, «ne arıyorsunuz» sualine karşı bu ma’nâ izhar olunsa da «siz bir Azîzi kuyuya atmışsınız onu arıyoruz» deniverse idi ne müdşid olurdu?