AyetSûreler

Yûsuf Sûresi 66. Âyet

Mekke · Cüz 13 · Sayfa 243

قَالَ لَنۡ أُرۡسِلَهُۥ مَعَكُمۡ حَتَّىٰ تُؤۡتُونِ مَوۡثِقࣰا مِّنَ ٱللَّهِ لَتَأۡتُنَّنِي بِهِۦٓ إِلَّآ أَن يُحَاطَ بِكُمۡۖ فَلَمَّآ ءَاتَوۡهُ مَوۡثِقَهُمۡ قَالَ ٱللَّهُ عَلَىٰ مَا نَقُولُ وَكِيلࣱ ۝٦٦

Babaları dedi ki: "Hepiniz çaresiz kalmadıkça onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah’dan bir yemin vermedikçe, onu, kesinlikle sizinle göndermem". Onlar da Allah’a and içerek babalarına söz verince, babaları dedi ki: "Bu söylediklerinize Allah vekildir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

قَالَ لَنْ اُرْسِلَهُ مَعَكُمْ onu, dedi, asla sizinle beraber göndermem حَتّٰى تُؤْتُونِ مَوْثِقًا مِنَ اللّٰهِ ta ki Allahdan bana bir mîsak veresiniz - ya’ni Allaha yemin edesiniz لَتَاْتُنَّنٖى بِهٖٓ اِلَّآ اَنْ يُحَاطَ بِكُمْ ki onu her halde bana getireceksiniz, meğer hepiniz ihata edilmiş olasınız - ya’ni hepiniz her cihetten mağlûb olmuş, yapacak hiç bir çareniz kalmamış, hepiniz helâk olacak, takatınız yetmeyecek bir vaz’ıyyete giriftar olmuş bulunasınız. Kaderin ne kadar şayanı dikkat bir cilvesidir ki yemîni son derece tevsık suretinde irad olunan bu istisna ile Ya’kub ilerideki ihata vaz’ıyyetini sanki ihzar etmiş ve gûya o hususdaki ademi mes’uliyyeti tevsık eylemiştir. Onun için demişlerdir ki «البلآء مؤكل بالمنطق» belâ, dile müvekkeldir.

فَلَمَّآ اٰتَوْهُ مَوْثِقَهُمْ Bunun üzerine vaktâ ki kendisine mîsaklarını verdiler قَالَ اللّٰهُ عَلٰى مَا نَقُولُ وَكٖيلٌ «Allah, sözlerimize karşı vekil» dedi - şayanı dikkattir ki «şâhid» veya «kefil» dememiş «vekil» demiştir. Demek ki maksadı yalnız şehadet değil, icradır. Ve demek ki bu babda kefalete de delil yoktu «وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ وَكٖيلٌ» ise kat’îdir. Ya’ni onun tevfıkı olmadan biz bu sözleri, bu teahhüdleri iyfa edemeyiz. Bizim hesabımıza bunları icra ediverecek kudret ve irade ancak onundur, Muvaffakıyyeti ondan dileriz.