Yûsuf Sûresi 58. Âyet
Mekke · Cüz 13 · Sayfa 242
وَجَآءَ إِخۡوَةُ يُوسُفَ فَدَخَلُواْ عَلَيۡهِ فَعَرَفَهُمۡ وَهُمۡ لَهُۥ مُنكِرُونَ ٥٨
(Bir gün) Yusuf’un kardeşleri çıkageldiler ve onun yanına girdiler. O, onları görür görmez tanıdı, oysa onlar onu tanıyamamışlardı
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَجَآءَ اِخْوَةُ يُوسُفَ Bir de Yusüfün kardeşleri geldi - ya’nî mukaddemâ haber verdiği kıtlık seneleri hulûl etmiş olmakla zahıre için her taraftan gelib Yusüfe müraceat ediyorlardı. Kardeşleri de Mısıra geldiler فَدَخَلُوا عَلَيْهِ binaenaleyh huzuruna girdiler فَعَرَفَهُمْ derhal onları tanıdı - elbette girecekleri zaman hüviyyetlerini haber vemişlerdir. Ve demek ki şekl-ü kıyafetlerinde de tanınamayacak bir değişiklik yokmuş ve zaten birini tanımış olsa hepsini tanıyacağı derkâr idi. وَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ Onlar ise onu tanımıyorlardı - çünkü o çocukken ayrılmış tanıyamayacakları bir hal ve makamda bulunuyordu. Binaenaleyh Sûrenin başında geçtiği üzere Yusüf, kuyuya atıldığı sırada kendisine vahyedilmiş olan «لَتُنَبِّئَنَّهُمْ بِاَمْرِهِمْ هٰذَا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ» va’di tahakkuka başlıyordu. Onlar böyle garibane bir surette arzı hal ettiler, o da kendini tanıtmadan berveci âti ikram ile techiz eyledi.