AyetSûreler

Vâkıa Sûresi 61. Âyet

Mekke · Cüz 27 · Sayfa 536

عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمۡثَٰلَكُمۡ وَنُنشِئَكُمۡ فِي مَا لَا تَعۡلَمُونَ ۝٦١

Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir yaratılışta tekrar var edelim diye (böyle yapıyoruz)

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ اَمْثَالَكُمْ – Müfessirler bu âyette gerek «عَلٰٓى» nın teallûku ve gerek emsalin ma’nası ı’tibariyle bir kaç vecih beyan etmişlerdir. «وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقٖينَ» mazmunundaki kudrete veya mahzufa veya «قَدَّرْنَا» ya müteallık olabilir. «اَمْثَالَكُمْ» de mimin kesriyle mislin cem’i olabileceği gibi iki fetha ile meselin cem’i de olabilir. Kesr ile mislin cem’i ve «قَدَّرْنَا» ya müteallık olduğuna göre ma’na: Aranızda ölümü takdir ettik ki: Neslinizi kesmek üzere değil, sizi emsal ve eşbahınıza tebdil etmek üzere. «وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقٖينَ» nin mazmunu olan «قَدَّرْنَا» ye müteallık olduğuna göre: Aranızda ölümü takdir ettiğimiz gibi sizi giderip yerinize emsalinizi getirmek suretiyle tebdile de kadiriz. Bu surette «اِنْ يَشَاْ يُذْهِبْكُمْ وَيَاْتِ بِخَلْقٍ جَدٖيدٍ» gibi olur. Lâkin burada fethateyn ile meselin cem’i olması daha ziyade şayanı tercihtir. MESEL, sıfat ve şekil ma’nalariyle maddî ve ma’nevî temessülü ifade eden huy ve kılık demek olduğundan ma’na şu olur: Gerek efkâr ve ahlâkça ve gerek şekl-ü suretçe bulunduğunuz ve bildiğiniz kılıklarınızı değiştirmeğe «وَنُنْشِئَكُمْ فٖى مَالَا تَعْلَمُونَ» ve sizi şimdi bilemiyeceğiniz bir neş’ette inşa etmeğe kadiriz. Kimse bunun önüne geçemez - Bu ma’na hem dünyevî inkılâbatı hem uhrevî neş’et olan ba’si ifade eder. Ve binaenaleyh hem veıydi ve hem va’di tazammum eyler. Haseni Basrî Hazretleri veıyd cihetini mülâhaza ederek: Sizi maymunlara, hinzirlere çeviririz tarzında bir tehdid olmak üzere ifade etmiştir ki Sûrei Nisada geçen «يَآ اَيُّهَا الَّذٖينَ اُوتُوا الْكِتَابَ اٰمِنُوا بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَطْمِسَ وُجُوهًا فَنَرُدَّهَا عَلٰٓى اَدْبَارِهَآ اَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّآ اَصْحَابَ السَّبْتِ» Ayetinin mazmununa benzer. Kelâmın evvel ve âhiri ba’s ve ceza ve neş’eti uhra ile alâkadar olduğundan tebdil fıkrası dünyevî inkılâba, inşa fıkrası da ondan sonra muhakkak olan uhrevî ba’se tenbih olarak anlaşılmak en muvafık ma’nâ olur.