Tûr Sûresi 40. Âyet
Mekke · Cüz 27 · Sayfa 525
أَمۡ تَسۡـَٔلُهُمۡ أَجۡرࣰا فَهُم مِّن مَّغۡرَمࣲ مُّثۡقَلُونَ ٤٠
Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
اَمْ تَسْئَلُهُمْ اَجْرًا yoksa sen onlardan bir ecir mi istiyorsun - va’z-u tezkirden; ve risalet vazifesinin ifasından dolayı bir ücret mi istiyorsun? فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَ de onlar garamet ağırlığından ezilmekteler mi? -
MAĞREM, ğurm, ğaramet mutlak borca dahi denilirse de Ragıbın beyanına göre aslında hiç bir suçu
olmıyarak bir insana malında lâzım gelen zarar demek olduğundan gerek kefalet gibi sarih veya tenasur gibi zımnî bir teahhüd ve iltizam ve gerek cebrî bir iltizam ile verilen her hangi bir zarar ve ziyana dahi denilir ki lisanımızda ziyan vermek veya cereme vermek dahi ta’bir olunur. Ya’ni mütegallib hükûmetlerin tazyıkları altında ağır vergiler ile ezilmekte bulunan halk gibi ezilmekteler mi? Ki sana reybül’menunu gözetiyorlar?