Tûr Sûresi 35. Âyet
Mekke · Cüz 27 · Sayfa 525
أَمۡ خُلِقُواْ مِنۡ غَيۡرِ شَيۡءٍ أَمۡ هُمُ ٱلۡخَٰلِقُونَ ٣٥
Yoksa onlar, hiçbir şey olmadan (yani yaratıcısız) mı yaratıldılar? Yoksa kendileri yaratıcı mıdırlar
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَىْءٍ Yoksa lâşeydenmi yaratılmışlar - ya’ni kendilerinin evvel yoğiken sonradan yaratılmış oldukları ma’lûm, şu halde akılları varsa hiç düşünmüyorlar mı? Kendilerini yaratan bir hâlık yokmu? Hiç bir şeysiz, bir yaratan olmıyarak yâhud yaratan ma’dum olarak mı yaratıldılar, yâhud yaratanı hiç bir şey yerine tutmuyorlar mı ki onun kudretini hisaba almıyorlar, cezasından korkmuyorlar da iymansızlık ediyorlar. Burada bütün aklî ılimlerin esası olan bir kanuna işaret olunuyor ki şu suretlerle ifade olunur: yoktan bir şey olmaz, yokluk varlığa ıllet olamaz. Mevcudun ılleti ma’dum olamaz. Hiç bir hâdis muhdissiz olamaz. Yok, ne kendini ne de başkasını vücude getiremez ilh... Lâkin bunu yanlış anlamamalı. Evvel yok olan bir şey sonra yaradılamaz gibi bir ma’nâ çıkarmamalıdır. Çünkü her yaradılan yok iken yaradılır, var olanı yaratmak mümkin olamaz, çünkü hasılı tahsıl olur. Ancak yok olanı vücude getirecek ılleti fâıle, bir yokluktan ıbaret, lâşey olamaz. Yoku var edecek olan hâlık muhakkak bir varlık olmak zarurîdir. Ulumi tabiıyye namı verilen ılimlerde dahi esas olan bu kanun, eşyanın kendi tabiatleriyle kendiliklerinden vücude gelivermiş olması gibi bir tabiat fikrini de ibtal eder. Ba’zıları da bundan her hâdisin bir madde ile mebsuk olması lâzım geleceğini zannetmiştir. Fakat madde bir şey’in vücudu için kâfi bir ıllet olmadığı gibi mutlak vücud için zarurî de değildir. Vâcib olan ancak ılleti fâıledir. Bir hâlık mevcud olmayınca hiç bir şey yaradılamaz. İşte böyle aklın en esaslı kanunu hâlıkın vücud ve kudretini tanımak iken o kâfirler kendilerini yaradanı hiçe sayarak öyle iymansızlıklar ediyorlar اَمْ هُمُ الْخَالِقُونَ yoksa hâlık onlarmıdırlar - kendilerini ve eşyayı onlar yaratmışlar da onun içinmi kibrediyorlar, Allahdan korkmuyorlar, Peygambere dil uzatıyorlar?