Şûrâ Sûresi 37. Âyet
Mekke · Cüz 25 · Sayfa 487
وَٱلَّذِينَ يَجۡتَنِبُونَ كَبَـٰٓئِرَ ٱلۡإِثۡمِ وَٱلۡفَوَٰحِشَ وَإِذَا مَا غَضِبُواْ هُمۡ يَغۡفِرُونَ ٣٧
O iman edenler, büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınırlar. Onlar öfkelendikleri zaman da kusurları bağışlarlar
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَالَّذٖينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَآئِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ ve onlar ki günahın kebairine ve fevahişe uzak dururlar. -
KEBÂİR, üzerine vaîd terettüb eden veya haddi icab eden yâhud sarahaten nehiy bulunmuş olan
günahlar, FEVÂHİŞ de onların içinde bilhassa çirkinliği açık ve aşırı olan günahlar, fuhşiyyat وَاِذَا مَا غَضِبُوا هُمْ يَغْفِرُونَ ne zaman da gazablanırlarsa onlar mağrifet ederler. - Suçu onlar örterler, kusur afvederler. Burada «هم» zamiri kasr ifâde eder. Bu kasrın da vechi şudur: gadab hâlinde kusur ve günah afvedebilmek gayet nadir vakı’ olan yüksek bir ahlâktır. Bu sebeble şöyle denilmiş oluyor ki işte bu gadab hâlinde kusur örtmek gayzı yutmak gibi büyük haslet ancak onlara yakışır, ve onlar ona lâyıktırlar «وَالْكَاظِمٖينَ الْغَيْظَ وَالْعَافٖينَ عَنِ النَّاسِ» medîhasına müstehıktirler.