AyetSûreler

Sâd Sûresi 19. Âyet

Mekke · Cüz 23 · Sayfa 454

وَٱلطَّيۡرَ مَحۡشُورَةࣰۖ كُلࣱّ لَّهُۥٓ أَوَّابࣱ ۝١٩

Kuşları da toplu olarak onun emrine vermiştik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih ederlerdi

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَالطَّيْرَ Kuşları da - müsahhar kıldık. مَحْشُورَةً Haşir halinde - toplamış olarak كُلٌّ hepsi - dağlar da kuşlar da hep لَهُٓ onun için - ya’ni Davud için اَوَّابٌ evvab idi - hep ona terci’, yaparak ahenk ile tesbih ediyorlardı. Ne hoştur ki burada evvab fasılasının terci’iyle ma’nâsındaki rücu’ ve tercia bir misal de verilmiştir. Meselâ Davud evvab deyince onlarda evvab diyorlar. Maamafih sâde bir tekrardan ibaret değil, ma’nâları farklıdır. Demin ıhtar olunduğu üzere evvelki, rücu’dan çok rücu’kâr ma’nâsına, ikincisi de terci’ ma’nâsına reci’den terci’kâr ma’nâsına olmuş oluyor. Davud Allaha rücu’ ediyor, onlar davuda terci’ yapıyorlar, bununla beraber şu ma’nâ da verilmiştir: kül, ya’ni Davud da, dağlar da, kuşlar da, hep «له» Allah için terci’ ile tesbih yapıyorlardı, dîni, ıbadeti böyle kuvvetli olduğu gibi