Nûh Sûresi 23. Âyet
Mekke · Cüz 29 · Sayfa 571
وَقَالُواْ لَا تَذَرُنَّ ءَالِهَتَكُمۡ وَلَا تَذَرُنَّ وَدࣰّا وَلَا سُوَاعࣰا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسۡرࣰا ٢٣
Dediler ki: "Sakın tanrılarınızı bırakmayın, ne Vedd’i, ne Suva’ı ve ne de Yeğus’u, Yeûk’u ve Nesr’i
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَدًّا وَلَا سُوَاعًا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْرًا – Bunlar kendilerince en büyük tanıdıkları ve tapındıkları putlarının isimleri, maamafih aralarında mertebeleri muhtelif ba’zılarında «la» nın tekrarı ve ba’zılarında terki ile bu tefavüte iyma olunmuştur. Demek ki Vedd, ve Süva’ her biri Yeğûs ve Ye’ûk ve Nesrin mecmuuna mukabil. Demişlerki bu putlar Araba intikal etmişti,bundan dolayı Arab; Abdi vedd, Abdi yeğûs diye isimler takardı. Âlûsî derki: Buharî ve İbni münzir ve İbni Merduye, İbni Abbastan şöyle tahric etmişlerdirki: kavmi Nuhtaki evsan sonradan Arabda idi, vedd, Devmetülcendelde Kelbin idi, Süva’ Hüzeylin idi, Yeğüs muradın, sonra Seba’da Benî gatîfin idi, Ye’uk Hemedanın idi, nesir de Hımyerin, Âlizilkelâm idi ve bu isimler esasen ba’zı salih kimselerin isimleri iken vefatlarında onların namına ve oturdukları mevki’lere Şeytanın ilkaâtiyle dikmeler (ensab) dikilmiş ve onların adları verilmiş, sonra da bilenler kalmayınca cehaletle onlara teabbüd olunmuştur. İbni ebî hâtimin urve ibni Zübeyrden tahricine göre Vedd, en büyükleri ve en iyileri idi ve hepsi âdem oğullarından idi, bir de rivayet olunmuşturki, Vedd, Allah tealâdan başka ma’bud ittihaz edilenlerin ilkidir. Abd ibni humeydin Ebu mutahherden tahricine göre Ebu Ca’fer Muhammed ibni Bâkır Hazretleri demiştirki: vedd, kavmi içinde sevgili müslim bir er idi, vefat edince Babil arzında kabrinin etrafında ordu kurdular, matem tuttular, İblis bunların bu feryadını görünce bir insan suretinde onlara: sizin feryad ve eleminizi görüyorum, size onun bir suretini yapsam toplandığınız yere koysanız da onu ansanız! Dedi, peki dediler, onun gibi bir tasvir yaptı, mecma’larına koydular onu anarlardı, bunu görünce: nasıl evlerinize de yapsam herkes evinde de ansa olurmu? Dedi, onu da yaptı o suretle onu anarlardı, sonra evladları yetişti, ona yaptıklarını görüyorlardı, nesil uzadıkça onu neye andıkları unutuldu, tuttular ona ma’bud diye ibadet etmeğe başladılar, işte arzda Allahın gayri ilk ibadet edilen vedd oldu اه. İbni Münzir ve gayrisi Ebu Osmani nehdîden rivayet etmişlerdir: demiştirki: Yegûsü gördüm kurşundan idi, çıplak bir deveye yükletilir, beraberinde giderler, bir yere varıp kendi kendine çökene kadar onu hiç tehyic etmezlerdi, o çökünce de haydin konacağınız menzili beğendi derler ve etrafına konarlar, ve onun üzerine bir bina yaparlardı اه. Keşşafta mezkûr olduğu üzere bir de denilmiştir ki: Vedd, bir erkek suretinde, Süva’, bir kadın suretinde, Yeğûs bir arslan suretinde, Ye’uk bir feres suretinde, nesir bir nesir (kartal veya akbaba) suretinde idi. Yine denilmiştir ki helâk olmuş olan kavmi Nuhun esnamı ayniyle Araba intikal etmiş olması beîddir, anlaşılmaz, zâhir olan budur ki ancak isimleri kalmış, Arab bir takım esnam edinerek onlara o isimleri vermişler ve Abdü Yegûs, Abdü Ye’ûk tesmiyelerinde de o sanemlerinin isimlerine izafeti kasdetmişlerdir. Ebu Osmanın gördüğü de aynen Nuh zamanından kalma değil ancak o ism ile müsemmâ bir şey olmak lâzım gelir. Âlûsî, evvelce nakledildiği üzere onların hepsi de insan suretinde idikleri esahh olduğunu da kaydeylemiştir. Bu isimler esasen Arabî olmayıp ucme olduklarına göre vedd, ve yegûs isimleri hindlilerin Veda, Vüyasa isimlerine benzer gibi oldukları da hatırlara gelmez değildir.