Nisâ Sûresi 42. Âyet
Medine · Cüz 5 · Sayfa 85
يَوۡمَئِذࣲ يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَعَصَوُاْ ٱلرَّسُولَ لَوۡ تُسَوَّىٰ بِهِمُ ٱلۡأَرۡضُ وَلَا يَكۡتُمُونَ ٱللَّهَ حَدِيثࣰا ٤٢
Allah’ı, inkar edip peygambere isyan edenler, o kıyamet günü yerle bir olmayı isterler. Allah’tan hiçbir sözü gizleyemezler
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
يَوْمَئِذٍ يَوَدُّ الَّذٖينَ كَفَرُوا وَعَصَوُا الرَّسُولَ o küfredib Peygambere ısyan eden kâfirler o gün لَوْ تُسَوّٰى بِهِمُ الْاَرْضُ kâşke yere geçmişler, üzerleri düzlenmiş kendilerinden hiç bir eser kalmamış olsa idi diye arzu edecekler وَلَا يَكْتُمُونَ اللّٰهَ حَدٖيثًا ve Allaha hiç bir sözü ketm edemiyecekler.» -Çünkü sûrei «يٰسٓ» de geleceği üzere ağızları mühürlenecek, elleri ayakları söyliyecektir. İbni Mes’ud Hazretlerinden şöyle rivayet olunmuştur ki: Bir gün Hazreti Peygamber sallallahü aleyhi vesellem «bana bir Kur’an oku» diye emretti, ben de «ya Resulâllah bana Kur’anı ta’lim eden sensin» dedim «başkasından dinlemeyi severim» buyurdu, binaenaleyh sûrei Nisadan başladım, vaktaki işbu «فَكَيْفَ اِذَا جِئْنَا» âyetine geldim, Resulullah ağladı ben de kıraeti kesdim» demiştir.
Bu noktada tahareti batına ve zahire ile «وَاعْبُدُوا اللّٰهَ» emrine bir inkişaf verilmek ve iymandan sonra ibadetin akdemi namaz ve namazın ilk şartı da necasetten ve hadesten taharet olduğu ve tahareti kübra olan guslün de nikâh ve aile ahkâmı ve alâkası pek ziyade bulunduğu, bunların icrası ise evvel emirde muhafazai akl-ü şuur ile olacağı tefhim kılınmak üzere buyuruluyor ki: ٤٣ يَآ اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا لَا تَقْرَبُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْتُمْ سُكَارٰى حَتّٰى تَعْلَمُوا مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُبًا اِلَّا عَابِرٖى سَبٖيلٍ حَتّٰى تَغْتَسِلُوا وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَآءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَآئِطِ اَوْلٰمَسْتُمُ النِّسَآءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَآءً فَتَيَمَّمُوا صَعٖيدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْدٖيكُمْ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورًا
Meali Şerifi