AyetSûreler

Nisâ Sûresi 127. Âyet

Medine · Cüz 5 · Sayfa 98

وَيَسۡتَفۡتُونَكَ فِي ٱلنِّسَآءِۖ قُلِ ٱللَّهُ يُفۡتِيكُمۡ فِيهِنَّ وَمَا يُتۡلَىٰ عَلَيۡكُمۡ فِي ٱلۡكِتَٰبِ فِي يَتَٰمَى ٱلنِّسَآءِ ٱلَّـٰتِي لَا تُؤۡتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرۡغَبُونَ أَن تَنكِحُوهُنَّ وَٱلۡمُسۡتَضۡعَفِينَ مِنَ ٱلۡوِلۡدَٰنِ وَأَن تَقُومُواْ لِلۡيَتَٰمَىٰ بِٱلۡقِسۡطِۚ وَمَا تَفۡعَلُواْ مِنۡ خَيۡرࣲ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِهِۦ عَلِيمࣰا ۝١٢٧

Kadınlar hakkında senden fetva isterler. De ki: Onlar hakkındaki fetvayı size Allah veriyor: Yazılmış hakları olan mirası kendilerine vermediğiniz ve nikahlanmayı istemediğiniz öksüz kızlar ve zavallı çocuklara ve bir de yetimlere adaletle davranmanız hakkında Kitap’ta size okunan âyetler vardır. Sizin her yaptığınız iyiliği, muhakkak Allah bilir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَيَسْتَفْتُونَكَ فِىالنِّسَآءِ kadınlar hakkında senden istifta da ederler قُلِ sen onlar de ki اللّٰهُ يُفْتٖيكُمْ فٖيهِنَّ onlar hakkında Allah size berveçhi âti ifta eder وَمَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فِى الْكِتَابِ ve kitabda size tilâvet olunan âyetler de suallerinizin bir kısmı bundan böyle hallolunacak ve bir kısmı şimdiye kadar tilâvet olunmakta bulunan âyatı kitab ile hallolunmuştur.» -Bu ma’nâya göre «يفتيكم وما يتلى» fi’linin failine matuf ve yahud «وَمَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فِى الْكِتَابِ يُفْتٖيكُمْ فٖيهِنَّ» takdirinde haberi mahzuf mübteda olarak atfi cümledir. Fakat müfessirînin beyanına göre «وَمَا» مبتدا «فِى الْكِتَابِ» Levhı mahfuz ma’nâsına haber olmak üzere bir cümlei mu’tarıza veya kasem olmak caizdir. Ve bu surette ma’nâ: «Allah size berveçhi balâ ve berveçhi âti ifta eder ve bu size tilâvet olunan şeyler kitabda, ya’ni Levhi mahfuzdadır.»- Binaenaleyh bu beyan olunan ve olunacak olan hukukda adl-ü insaf, müraat ve muhafazası vacib umurı azîmedendir. -Yahud bu kitabda tilâvet olunan âyata kasem ederim ki Allah size bunlar hakkında berveçhi balâ ve berveçhi âti ifta eder.- Balâdaki ifta bilhassa şunlar hakkındadır: فٖى يَتَامَى النِّسَآءِ Kadın yetimleri, yahud yetime kızlar ve kadınlar hakkında الّٰتٖى لَاتُؤْتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ ki siz onlara yazılmış, farz olan mıras, mehir ve saire gibi hukuklarını vermezsiniz وَتَرْغَبُونَ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ bir de onları kendinize nikâh etmeğe rağbet edersiniz veya kimseye nikâh etmek istemezsiniz ve her iki surette sefalete düşürürsünüz.» -Bunun sebebi nüzulü yukarıda «وَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا تُقْسِطُوا فِى الْيَتَامٰى فَانْكِحُوا مَا طَابَ لَكُمْ» âyetinde Hazreti Aişeden rivayeten nakledilmiş idi. Balâdaki iftanın bir de وَالْمُسْتَضْعَفٖينَ مِنَ الْوِلْدَانِ baliğ olmıyan sağîr çocuklar hakkındadır.»- ki bunlara miras vermiyorlardı «يُوصٖيكُمُ اللّٰهُ فٖٓى اَوْلَادِكُمْ» buyuruldu. Bir de وَاَنْ تَقُومُوا لِلْيَتَامٰى بِالْقِسْطِ alel’umum yetimler hakkında adalet ile kaim olmanız, işlerine adalate ile bakmanız hakkındadır. -ki «يُوصٖيكُمُ اللّٰهُ فٖٓى اَوْلَادِكُمْ» gibi âyattır. وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ Gerek bunlar ve gerek saire hakkında her ne hayır yaparsanız فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِهٖ عَلٖيمًا Allah her halde onu bilir ve mukâfatını verir.» Gelelim bundan böyle beyan olunacak olanlara: