Necm Sûresi 31. Âyet
Mekke · Cüz 27 · Sayfa 527
وَلِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِ لِيَجۡزِيَ ٱلَّذِينَ أَسَـٰٓـُٔواْ بِمَا عَمِلُواْ وَيَجۡزِيَ ٱلَّذِينَ أَحۡسَنُواْ بِٱلۡحُسۡنَى ٣١
Göklerde ve yerde bulunanlar hep Allah’ındır. Akıbet (sonuçta) kötülük yapanları yaptıkları ile cezalandıracak, güzel davrananları da daha güzeliyle mükafatlandıracaktır
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَلِلّٰهِ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ hem Allahındır bütün Göklerdeki ve Yerdeki - halkan da onun milken de onundur. لِيَجْزِىَ Bu «لام» ın müteallâkında bir kaç ihtimal söylenmiştir. «لِلّٰهِ» nın medlûlü olan halk veya milke veya a’lemüye veya i’raz emrine teallûk edebilir. Kazıy Beyzavî der ki: makablinin medlûlüne ıllettir, ya’ni alemi şunun için halk ve tesviye etti yâhud dal ve mühtediyi şunun için ayırıp hallerini hıfz eyledi ki... اه. Evvelki mukadder «خَلَقَهُ» ye, ikincisi «هُوَ اَعْلَمُ» ye müteallık demektir. Ebu Hayyan milk ma’nâsının medlûlüne: «اَىْ يَضِلُّ وَيَهْدِى لِيَجْزِىَ وَقِيلَ بِقَوْلِهِ بِمَنْ ضَلَّ وَبِمَنِ اهْتَدٰى» demiştir. Razî, «اَعْرِضْ» a müteallık olması muhtemil, «اَعْلَمُ» ye müteallık olması akreb demiştir. Ebüssüud da bunu tercih eylemiştir. Bir de demişlerdir ki ef’ali ilâhiyyede bu gibi «لام» lar, hikmet ve âkıbet içindir, şu halde ma’na şöyle demek olur: Bu Semavat ve Arz mülk ve saltanatının veya dalâl ile Hidayetin, hakk ile batılin bilinmesi veya Dünya hayattan başka bir şey istemeyip Allahın zikrinden yüz çevirmiş kimselerden i’raz olunması şu hikmet ve akıbet içindir ki Allah الَّذٖينَ اَسَآؤُا بِمَا عَمِلُوا kötü iş yapanları yaptıklarile cezalandıracak - kötü amellerine mukabil misli olan kötü ceza verecek وَيَجْزِىَ الَّذٖينَ اَحْسَنُوا بِالْحُسْنٰى güzel iş yapanları da daha güzeliyle karşılıyacak - husnâ, ya’ni en güzel mükâfat olan Cennet ile yâhud amellerinin daha güzeli olan ez’afı muzaafa ecr ile mükâfatlandıracaktır. İhsan vasfının tehakkuku için kebairden ictinab şart olduğu da şu vasf ile beyan olunuyor