Necm Sûresi 30. Âyet
Mekke · Cüz 27 · Sayfa 527
ذَٰلِكَ مَبۡلَغُهُم مِّنَ ٱلۡعِلۡمِۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِمَنِ ٱهۡتَدَىٰ ٣٠
İşte onların ilimden erişebilecekleri (son sınır) budur. Şüphesiz, Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir; O, hidayette olanı da iyi bilir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
ذٰلِكَ مَبْلَغُهُمْ مِنَ الْعِلْمِ o onların ılimden irebildikleri gaye - varabildikleri son had, ya’ni bildikleri o kadar, bütün ılimlerinin nihayet muradı Dünya hayat zevkıdır «يَعْلَمُونَ ظَاهِرًا مِنَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَهُمْ عَنِ الْاٰخِرَةِ هُمْ غَافِلُونَ» اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبٖيلِهٖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اهْتَدٰى her halde yolundan sapanı, dalâlette ısrar edeni en ziyade bilen rabbındır. - Hidayeti kabul edip doğru yolu tutanı en ziyade bilen de odur. - Bu cümle i’raz emrini ta’lildir, «هُوَ اَعْلَمُ» kavlinin tekrarı da her iki ma’lûm arasındaki tebayünü i’lândır. Ilimden murad da ıkab ve sevabını tertib ve tatbık edecek vechile ılimdir. Onun için kudret gösterilmek üzere şöyle buyuruluyor: