AyetSûreler

النصر

Nasr Sûresi

110. sûre · Medine · 3 âyet

Sûre hakkında · Elmalılı

NASR ١١ سُورَةُ النَّصْرِ Buna Sûrei Nasr ve «اذا جاء سوره سى» denilir. Nedenîdir, İbni Mes’uddan buna Sûrei tevdi’ dahi denildiği mervîdir, çünkü bunda Hazreti Peygamberin irtihaline bir iyma vardır, Buharîde Hazreti Aişeden: «اِذَا جَآءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُ» nâzil olduktan sonra Peygamber sallâllahü aleyhi vesellem her kıldığı namazda «سُبْحَانَكَ رَبَّنَا وَ بِحَمْدِكَ اَللّٰهُمَّ اغْفِرْلِى» derdi, rükûunda, sücûdunda bunları çok söyler olmuştu. Yine Buharîde İbni Abbastan: demiştirki Hazreti Ömer beni meclisinde Bedir ihtiyarlariyle beraber alırdı, buna, ba’zısı içerilemiş gibi bunu niçin bizimle beraber alıyorsun bizim onun kadar oğullarımız var demiş, Ömer de o bildiğiniz cihetten demiş, yine birgün beni çağırdı, onlarla beraber aldı, sonra anladımki o gün beni onlara göstermek için çağırmış, dediki: «اِذَا جَآءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُ» kavli ilâhîsi hakkında ne dersiniz: ba’zıları bize nusret ve fetih ihsan edildiğinde Allaha hamd ve istiğfar etmemiz emr olundu, dediler, ba’zısı da sükût etti, bir şey söylemedi. Bana sende mi böyle söylüyorsun; ya İbni Abbas; dedi, ben hayır, dedim, ya ne diyorsun? Dedi, o, dedim: Resulullahın ecelîdir ona onu bildirdi; Allahın nusreti ve fetih geldiği vakıt o senin ecelin alâmetidir, artık «فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ اِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا» buyuruyor dedim, Ömer benim bildiğim de ancak söylediğindir, dedi.

Âlûsî der ki: İbni Abbastan ve gayrisinden müteaddid rivayetlerde: bu Sûre nâzil olduğu zaman aleyhissalâtü vesselamın «نُعِيتُ اِلَىَّ نَفْسٖى= bana vefatım haber verildi» buyurduğu vârid olmuştur. Beyhekînin rivayetinde: «bu Sûre nâzil olduğunda aleyhissalâtü vesselâm Hazreti Fatime radıyallahü anhayı çağırıp «قَدْ نُعِيتُ اِلَىَّ نَفْسٖى» buyurmuş, o da ağlamış, sonra da gülmüş, sorulduğunda Hazreti Fatime demiştir ki: vefatını haber verdi, ağladım, sonra da bana ehlimden ilk lâhık olacak sensin dedi güldüm demiştir اه. Bunun Hıccetülvedâ’da teşrık günlerinde, ya’ni Mekkede nâzil olduğuna dair bir rivayet vardır, bundan Mekkî olduğunu zann etmemelidir, çünkü medenî demek esahhı kavle göre yalnız Medîne içinde nâzil olan demek değil, Medîneye hicretten sonra nâzil olan demek olduğundan ondan sonra gerek seferde ve gerek hazerde, gerek Medînede ve gerek Mekkede nâzil olanların hepsine Medenî denilir. Maamafih gerek evvel, gerek sonra Mekkede nâzil olanlara mekkî diyenler de olmuştur. Bu ma’na ile buna da mekkî denilirse de yanlış anlatılmamalıdır, en doğrusu evvelkidir. Ve denilmiştirki: bu Sûre, âyet i’tibariyle değil, fakat Sûre i’tibariyle Kur’ânın en son nâzil olanıdır. Âlûsînin kayd ettiği vechile Müslim ve İbni ebî şeybe ve İbni merdûye İbni Abbastan şöyle rivayet eylemişler: bütün Kur’ândan en son nâzil olan Sûre «اِذَا جَآءَ نَصْرُ اللّٰهِ» dır. اه. Bununla beraber Beyzavîde ve sairede çokları bunun fethi Mekkeden evvel nâzil olduğunu söylemişlerdir. Bahirde, Hayber gazasından dönüşte nâzil olduğu ve bundan sonra Resulullahın iki sene yaşadığı zikr edilmiştir. Hattâ Hayber gazası yedinci sene olduğu cihetle iki seneden ziyade eder. Ve şu halde Peygamberin vefatını îyma etmesi vefatı sıralarında nâzil olmasından değil, alâmatını sayarak önceden haber vermiş olmasındadırki iki üç sene evvel gayb haberi verilmiş, ya’ni nusret, fethi gelmek ve nâsın islâma alay alay girmeğe başladıklarını görmek, bu üç muvaffakıyyeti görmeden sen vefat etmiyeceksin, fakat bunları gördüğün vakıt Rabbına gitmeğe hazır ol denilmiş demek olur. Âyetleri - Bilittifak üçtür.

Fasılası - ا ح harfleridir.

Bu Sûrede evvelki Sûredeki ıhlâs ve tevhid ile ibadetin mükâfatlarından olarak kevserin Dünyada bir nevi’ tezahürü demek olan islâmın feyz-ü intişarı kazıyyesini ihbar siyakında, «وَلِىَ دٖينِ» de Peygambere muzaf olan dînden murad Allah dîni olan islâm olduğunu dahi beyan ederek Peygamberin son vazîfelerini bildirdiği cihetle evvelki Sûrenin bir akıbeti olmak üzere onunla mütenasibtir. بِسْ مِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖي مِ ١ اِذَا جَآءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُ ٢ وَرَاَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فٖى دٖينِ اللّٰهِ اَفْوَاجًا ٣ فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ اِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا

Meali Şerifi

1إِذَا جَآءَ نَصۡرُ ٱللَّهِ وَٱلۡفَتۡحُAllah’ın yardımı ve fetih geldiğinde2وَرَأَيۡتَ ٱلنَّاسَ يَدۡخُلُونَ فِي دِينِ ٱللَّهِ أَفۡوَاجࣰاVe insanların dalga dalga Allah’ın dinine girdiklerini gördüğünde3فَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ وَٱسۡتَغۡفِرۡهُۚ إِنَّهُۥ كَانَ تَوَّابَۢاRabbini öğerek tesbih et, O’ndan bağışlanmanı dile, çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir