Müzzemmil Sûresi 1. Âyet
Mekke · Cüz 29 · Sayfa 574
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلۡمُزَّمِّلُ ١
Ey örtünen! (Peygamber)
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
الْمُزَّمِّلُ – Müzzemmil, tefe’ul babından ismi fâil, aslı mütezemmil, ta, zaya idgam olunmuştur. Örtüsüne bürünüp örtünen demektirki kendisi örtünmüş veya başkası tarafından örtülmüş olabilir. Bunun büyük bir vâkıa karşısında başını içine çekmek, gizlenmek, kaçınmak, rahata meyletmek gibi kinâye ma’naları da olabilir. Netekim Râgıb, istiare tarikıyle işe pek ehemmiyyet vermeyen, kısa davranan ma’nasına kinâye ve ta’rîz olmasını söylemiştir. Tezemmül masdarının sülâsîsi olan zeml maddesi bir çok ma’nalara gelir: meselâ zeml ve zemelan, atın, davarın neş’e ve cünbüşle bir nevi’ yürüyüşü, yine zeml, terkiye redîf almak, zelm, yük yüklemek, zemîl ve ziml redîf ve arkadaş, zümle, çok yoldaş cemaati ma’nalarına geldiği cihetle tezemmül bunlardan herhangi bir tefe’ule muhtemil olabilir. Lâkin bilhassa ma’ruf ve mesmu’ olan hâkikat ma’nası teleffüf bissiyab, esvabına bürünüp örtünmek olduğu beyan olunuyor. Bir de müzzemmil, yük yüklemek ma’nasına zemlden yükü yüklenen ma’nasına geldiği söylenmiştir.
«يَآ اَيُّهَا الْمُزَّمِّلُ» hıtabı ilk evvel Hazreti Peygamberi intibaha da’vettir. Ba’zıları işin ehemmiyyetine binâen bunun ne yatıyorsun? Neye gizleniyorsun? Neye zaıyf davranıyorsun? Kalk gibi bir nev’i ta’rız ve azarlama tarzında bir şiddet hıtabı olduğunu, ba’zıları da taltîf ma’nasiyle bir teşvık hıtabı olduğunu söylemişler ve böyle olması makamı nübüvvete daha lâyık olacağını mülâhaza eylemişlerdir.
Ebu Hayyanın zikrettiği vechile süheylî demiştirki: Müzzemmil ismi aleyhissalâtü vesselâmın ötedenberi tanına geldiği isimlerinden bir isim değildir. Ancak bu hıtab sırasında bulunduğu bir haletten müştaktır. Arab bir muhataba ıtab etmeksizin mülâtafa kasdettiği zaman ona bulunduğu halden müştak bir isim ile nida’ eder. Netekim Hazreti Ali Kerremallahü vecheh toprak üzerinde uyumuş ve böğrüne toprak yapışmış olduğu bir sırada Resuli Ekrem sallâllahü aleyhi vesellem ona «قُمْ يَا اَبَاالتُّرَابَ» kalk ey toprak babası» diye hıtab buyurmakla ona mülâtafe ettiğini anlatmıştır. İşte «يَآ اَيُّهَا الْمُزَّمِّلُ» hıtabında da böyle bir te’nis ve mülâtafe vardır اه. Bu beyanın en sağlam olarak ifade ettiği hâkikat Resulullah hakkında müzzemmil ismi evvelce ma’ruf olan bir ism olmayıp ancak bu hıtab lâhzasındaki halini gösteren bir vasf-ü taltîf olduğunu bildirmesidir. Lâkin mülâtafe ta’birinin zâhiri vechile bunun bir latîfe siyakında olması emrin ibtida vücub için olmasına münasib düşmez. Bir nedib ve istihbab mahiyyetinde telâkkî edilmesini iktıza eder. Buna zâhib olanlar bulunmakla beraber bu telakkî ibtidâi risalet işinin ehemmiyyeti «اِنَّا سَنُلْقٖى عَلَيْكَ قَوْلًا ثَقٖيلًا» kavlinin ağırlığı karşısında hafîf görünür. Tarafı ilâhîden zatı Muhammedîyi makamı risalete yükseltmek üzere kıyam emrini vermek için gelen bu nidayi evveli emirde şiddetli bir tenbih telakkî etmek, lâtîfe gibi telaktî etmekten daha çok yüksek bir belâgatle risaletin şan-ü şerefine ihtiramı ifade eder.
Peygamberin bu nida esnasında bulunduğu tezemmül hali ne idi? Ve niçin idi? Bunda bir kaç vecih söylemişlerdir. BİRİNCİSİ, cumhur bunun balâda beyan olunduğu üzere «زَمِّلُونِى زَمِّلُونِى» diyerek örtünmüş yatmış olması hali, bunun sebebi de Hıra mağarasında gördüğü Melekin ve aldığı vahyin şiddetinden duyduğu havf-ü heyecan olduğunu, ba’zî rivayette de Kureyşin darünnedvedeki sözlerinden te’essürü olduğunu söylemişlerdir. Bu hal içinde Peygambere te’nis ve taltîf tam zamanında yetişen bir ınayeti ilâhiyye olduğunda şübhe olmamakla beraber bunun daha yüksek bir intibaha da’vet siyakında şiddetli bir takviye olması herhalde daha kuvvetli bir ınayet ve imdad olur. Bu hal içinde Peygamberin örtündüğü ne idi? Ba’zıları bunun bir kadife: ya’ni saçaklı bir Acem keçesi olduğunu söylemişlerdir. Ba’zıları da Hazreti Hadîcenin mırt ta’bir olunan büyük bir kisâsı, ihramı veya battaniyesi demişlerdirki ikisi arasında fark olmasa gerektir.
İKİNCİSİ: Katâde demiştirki, Hazreti Peygamber salâti için elbisesine bürünmüş idi, Ferr’a ve İbni cerîr bunu ıhtiyar etmişler. Bu surette müzzemmil hıtabı mücerred teşvîk için olmuş olur. Gerçi burada «قم» emrinden evvel salât için bir emir bulunduğu ma’lûm değildir. Lâkin İbni cerîr, Hazreti Peygamber geceleri namaz kılardı, işidenler de gelip iştirâk etmeğe başlamışlar, bir cemaat husule gelmişti, Resulullah onların toplanmasını pek muvafık görmeyip devam edememelerinden ve farz kılınmasından sakınmıştı «ey insanlar tâkat getirebileceğiniz amellere girişin, siz amelden usanmadıkça Allah tealâ sevabdan usanmaz, amellerin hayırlısı ise devamlı olanıdır» diye nasîhat etmişti, devam edenler devam ediyordu «يَآ اَيُّهَا الْمُزَّمِّلُ» nâzil oldu, farz kılındı, diye Hazreti Aişeden rivayet tahric etmiştir. Resulullahın Hıra ğârında Tehannüs ve teabbüd ettiği de sıhahta mervidir.
ÜÇÜNCÜSÜ, ıkrime, müzzemmil hıml ma’nasına zimlden büyük yük yüklenen mefhumiyle mecaz
olup «يَآ اَيُّهَا الْمُزَّمِّلُ» ey nübüvvet yükünü yüklenen demek olduğunu söylemiştirki güzel bir ma’nadır. Bu üç kavle nazaran bu âyetin nüzulünden i’tibaren Peygambere müzzemmil ismiyle hıtabda şu mefhumlardan birisi mülâhaza edilmek lâzım gelir: «زَمِّلُونِى زَمِّلُونِى» diyen, ikincisi, ey namaz kılmak, ibadet etmek için giyinip hazırlanan, üçüncüsü, ey nübüvvet ve risalet yükünü yüklenen.