AyetSûreler

Mutaffifîn Sûresi 14. Âyet

Mekke · Cüz 30 · Sayfa 588

كَلَّاۖ بَلۡۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ ۝١٤

Hayır hayır, öyle değil. Aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

كَلَّا Hayır hayır - bu okunan âyetler esâtîri evvelîn değildir. بَلْ Fakat - öyle diyenlerin رَانَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ kazançları, kesb edip durdukları ve kâr sandıkları günâhlar kalblerinin üzerine pas bağlamıştır. - O kalbler o günâhları i’tiyad ede ede pas tutmuş aynalar gibi körlenmiş kararmıştır da artık duymaz ve göstermez olmuşlardır. İşte onların öyle demelerinin ve tekzîb etmelerinin sebebi budur. İmam Ahmed, Tirmizî ve Hâkim ikisi de sahîh diyerek ve Neseî ve İbni Mâce ve İbni Hibban ve daha diğerleri Ebu Hüreyreden, Hazreti Peygamberden rivayet etmişlerdir. Buyurmuştur ki: kul bir günâh işlediği vakıt kalbinde siyah bir nökte: bir leke yapar, eğer tevbe edip çekinir, istiğfar eylerse kalbi yine parlar, döner yine yaparsa o leke artar, nihayet kalbîni istiylâ eder. İşte Kur’anda Allah tealânın zikr ettiği «rân» budur: اه. «كَلَّا بَلْ رَانَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ» Sûrei Bakarede «خَتَمَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ» bak.

RANE, reyndendir. Reyn ve rüyun bir şey’e pas basıp galebe etmektir. Bundan kalbe günâh ve kasvet

basmağa da ıtlak olunmuştur ki Kur’anda kalb mühürlenmek hatim ve tabı’ dahi ta’bir edilmiştir. Burada «بَلْ رَانَ» lâm, râya idgam olunmamak için Hafs rivayetinde lâmda hafif bir sekte yapılarak okunur ki reynin ma’nâsındaki tutukluğa sarih bir telmih olur.