Mülk Sûresi 22. Âyet
Mekke · Cüz 29 · Sayfa 563
أَفَمَن يَمۡشِي مُكِبًّا عَلَىٰ وَجۡهِهِۦٓ أَهۡدَىٰٓ أَمَّن يَمۡشِي سَوِيًّا عَلَىٰ صِرَٰطࣲ مُّسۡتَقِيمࣲ ٢٢
Şimdi yüz üstü kapanarak yürüyen mi doğru gider, yoksa dosdoğru yolda yürüyen mi
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
اَفَمَنْ يَمْشٖى مُكِبًّا عَلٰى وَجْهِهٖٓ اَهْدٰٓى o halde yüzün kuyu sürünerek giden mi hak gayesine daha iyi irer, muradına muvaffak olur? - Ki, işte şeytanatta, bâtıl fikir ve akîdede giden kâfirler, nankörler böyle yer yüzünde gözlerini yalnız süfliyyete dikerek ve kendilerinden başkasını görmiyerek yüzün kuyu sürüne sürüne giderler. Cehennemde de böyle sürüneceklerdir. Artık onlarmı daha iyi اَمَّنْ يَمْشٖى سَوِيًّا عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖيمٍ yoksa iyman ve ırfan ile doğru bir cadde üzerinde eğrilmeden düm düz hakka giden muvahhid, müstakîm mü’minlermi daha iyi, daha hidayetkâr olur? Hangisinden olmalı, hangisinin ardından gitmeli? İnsan olan bir düşünmelidir. Şübhesiz ki insanlık süflî hayvanlar gibi yerde sürünmekte, rızkı sade yerde aramakta değil, doğru bir yol ve istikametle hakka doğru düpe düz gitmektedir. O halde insan olanlar Arzın menakibinde yürümek ve Hâlikın rızkından yemek ve onun nezdinde nüşura irmek için evvel emirde Hâlikın birliğine ve ahkâmına iyman ederek ve onun gösterdiği delâili ta’kıb eyleyerek maddeten ve ma’nen doğru ve geniş yollar açmalı ve semti hakka dos doğru yürümelidir. İşte bu sıratı müstakîm hak dîni olan tevhîd yoludur. Ve onda düz gitmek de istikametle ahlâk ve şeriat dairesinde yürümektir. Şu halde bunun muktezasından birincisi «اِمَاطَةُ اْلَاذَى عَنِ الطَّرِيقِ» ya’ni yoldan eza verecek, mâniaları pislikleri kaldırarak Arzın her tarafına geniş geniş ve temiz temiz yollar yapmak ve onlarda öteye beriye sarkıntılık etmeksizin dos doğru edeb ve hakkaniyyetle yürümektir. Ve bunun için Allah tealâ Sûrei Nuhta gelaceği üzere «وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ بِسَاطًا لِتَسْلُكُوا مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا» buyurmuştur. Şimdi bu istikametin esasını ve bu emirlerin ve irşad ve inzarların hasılını hulâsa etmek üzere Peygambere hıtaben buyuruluyor ki: