AyetSûreler

Mülk Sûresi 1. Âyet

Mekke · Cüz 29 · Sayfa 562

Mülk

تَبَٰرَكَ ٱلَّذِي بِيَدِهِ ٱلۡمُلۡكُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءࣲ قَدِيرٌ ۝١

Mutlak hükümranlık elinde bulunan Allah, yüceler yücesidir ve O’nun her şeye gücü yeter

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Anlamı

Mülk elinde olan Allah çok yücedir ve O’nun her şeye gücü yeter.

Bir nükte

Elmalılı’ya göre Allah birine mülk ve güç verdiğinde bunu kalıcı ve asıl sahiplik olarak vermez. Sadece kendi hükmü altında, geçici bir vekâlet olarak verir ve dilediğinde geri alır. Mülkün gerçek sahibi daima O’dur.

Düşün

Sahip olduklarını bir emanet olarak görmek, onları kullanma biçimini nasıl değiştirir?

Bu sade açıklama Elmalılı tefsirine dayanır; henüz bir ilim ehli tarafından gözden geçirilmedi.

Elmalılı Tefsiri

تَبَارَكَ الَّذٖى – Sûrei Fürkanın başına bak - ya’ni ezelî sıfatı kemâlı, lâyezalî hayr-ü berekâtı ile evvel ve âhir, zahir ve bâtında her şeyden üstün olarak dâim ve bâkı ve yüksekliği öteden beri beyan oluna gelen âyât ve âsârının ve eltaf-ü berekâtının ve ef’al-ü tesarrufatının ihatalara sığmaz tecelliyatiyle zâhir ve âşikâr bulunan ne yüce feyyazdır o Hak tealâ ki بِيَدِهِ الْمُلْكُ mülk onun yedindedir. - Yerde ve Gökte bütün kâinatta, Dünya ve Âhıret tesarruf ve saltanat, iycad ve ı’dam, teshıyr ve tedbir, infazı emir, icrayı ahkâm lûtf u kahir, tecrim-ü tekrim, ta’zim-ü in’am hep onun elinde, onun kabzai kudretindedir. Hepsi onun emr-ü iradesi hukm ü kudreti ile cereyan eder. Dilediğini mülkünde kullanan veya kuvvet verip mülke mazher eden ve edecek olan da ancak odur. Verdiklerine de külliyen ve esaleten müebbed surette vermez. Mülkünü kendi elinden çıkarmaz. Kendine şerik kılmaz, çünkü şirkten münezzeh ve müteâlîdir. Yalnız kendi tahti hükmünde me’mur olmak üzere niyabeten ve muvakkaten verir, dilediği zaman da, azleder, nez’eder. Çünkü hakkı mülk bizzat kendisinin ve hakıkati mülk doğrudan doğru onun kabzai kudretindedir. وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدٖيرٌ ve o her şey’e kadîrdir. - Mülk elinde olduğu gibi her dilediğini dilediği gibi eksiksizce yapmağa kemâli kudretle kadirdir. Hiç bir yardımcıya, vezîre, vekîle, vasıtaya ihtiyacı yoktur. Her ne isterse kendi kudretiyle yapar, hiç bir iradesi hikmetsiz kalmaz ol deyince oluverir. Diler cebr eder, diler ihtiyar verir, diler küçülür diler büyültür, dilerse sıkar, dilerse açar, dilerse yıkar, dilerse yapar, dilerse daha başka âlemler yaratır, onlarda da dilediği gibi tesarruf eder. Ancak ona şerik olmaz, o öyle yüksek, öyle müteâli, öyle zevalden, acizden münezzehtir. «قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِى الْمُلْكَ مَنْ تَشَآءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَآءُ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَآءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَآءُ بِيَدِكَ الْخَيْرُ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدٖيرٌ تُولِجُ الَّيْلَ فِى النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِى الَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَآءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ» Fatihada «مَالِكِ يَوْمِ الدّٖينِ» Âli Imranda