AyetSûreler

Mâide Sûresi 21. Âyet

Medine · Cüz 6 · Sayfa 111

يَٰقَوۡمِ ٱدۡخُلُواْ ٱلۡأَرۡضَ ٱلۡمُقَدَّسَةَ ٱلَّتِي كَتَبَ ٱللَّهُ لَكُمۡ وَلَا تَرۡتَدُّواْ عَلَىٰٓ أَدۡبَارِكُمۡ فَتَنقَلِبُواْ خَٰسِرِينَ ۝٢١

Ey kavmim, Allah’ın size yazdığı kutsal toprağa girin, geriye dönmeyin, yoksa kayba uğrarsınız

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

يَا قَوْمِ ادْخُلُوا الْاَرْضَ الْمُقَدَّسَةَ الَّتٖى كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْ Ey benim kavmim, Arzı mukaddese giriniz ki Allah onu sizin için yazdı, ya’ni size vatan ve mesken olmak üzere takdir ve kısmet etti, Levhi mahfuza yazdı. Binaenaleyh buna emin olarak ve başka bir endişeye tâbi olmıyarak azm-ü cehd edib oraya giriniz وَلَا تَرْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِكُمْ ve girisin giri ardınıza dönmeyiniz.» -İmansızlık edib mürtet olmayınız veya sebatsızlık edib karşınızdakilerden kaçmayınız, Mısıra ve Mısırdaki hali esarete avdet etmeğe kalkmayınız ki فَتَنْقَلِبُوا خَاسِرٖينَ hepiniz haib-ü hasir olursunuz, Dünya ve Âhiret husrana düşer, her şeyden mahrum kalır, ziyana uğrar, ziyan olursunuz»- ya’ni kısmetiniz geride değil ileridedir. Bu kısmet de mutlak değil, iyman ve taat, mücahede ve sebat ile meşrut ve mukayyeddir. Netekim balâda «اِنّٖى مَعَكُمْ لَئِنْ اَقَمْتُمُ الصَّلٰوةَ وَاٰتَيْتُمُ الزَّكٰوةَ وَاٰمَنْتُمْ بِرُسُلٖى الاية» buyurulmuştu. İşte o günahların keffaretlenmesi ve o Cennetlere duhul bu şartlar altında ve Arzı mukaddese duhul ile mümkin olacaktır. Yoksa haliniz berbaddır. Allahın emrini, Peygamberlerin tebliğini dinlemiyecek olursanız hurriyet, esaretten ziyade sebebi husran olur. Haydi azm-ü cehd ediniz oraya giriniz.

ARZI MUKADDES, arzı mutahher ve mubarek demektir ki beyti makdisin bulunduğu arzdır. Vaktiyle bir

çok Enbiyanın mekarri olduğundan böyle tesmiye olunmuştur. Bir rivayete göre İbrahim aleyhisselâm cebeli Lübnana çıktığı zaman Allah tealâ «bak, gözün nereye kadar yetişirse orası mukaddestir ve zürriyyetine mirastır.» buyurmuş. Bunun ta’yin ve tahdidinde tur ya’ni cebel ve havalisi denilmiş, Dimeşk, Filastîn ve Ürdünnün bir kısmı denilmiş, Arzi Şam da denilmiştir. Hazreti Musa Mısırdan çıkdıktan sonra arzı Şamda iskân va’dedildiği ve Beni İsraîlin buna razı mevaid dedikleri de söylenmiştir.

İbni ceriri taberî, der ki «en doğrusu Nebiyyullah Musa aleyhisselâmın dediği gibi» arzı mukaddes demekle iktifa olunmaktır. Çünkü şu arz veya bu arz olmasın hakikati sıhhati ancak haber ile bilinebilir. Halbuki bu babda şehadeti kat’iyye denebilecek hiç bir haber yoktur. Şu kadar ki bu arzı mukaddes Furat ile Arişi Mısır beynindeki arzdan haric de olmıyacaktır. Çünkü bütün ehli te’vil ve siyerin ve ulemanın bu hususu ihbarda icma’ları vardır.» ilh.

Musânın bu teklifine karşı kavmi ne dediler bilirmisiniz?