Kehf Sûresi 20. Âyet
Mekke · Cüz 15 · Sayfa 295
إِنَّهُمۡ إِن يَظۡهَرُواْ عَلَيۡكُمۡ يَرۡجُمُوكُمۡ أَوۡ يُعِيدُوكُمۡ فِي مِلَّتِهِمۡ وَلَن تُفۡلِحُوٓاْ إِذًا أَبَدࣰا ٢٠
Çünkü şehir halkı, sizi ellerine geçirirlerse muhakkak sizi taşlayarak öldürürler veya kendi dinlerine çevirirler ki, o zaman siz dünyada da ahirette de asla kurtuluşa eremezsiniz
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
اِنَّهُمْ اِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ zira başınıza binerlerse şüphe yok ki ya يَرْجُمُوكُمْ sizi recmedecekler, öldürecekler اَوْ يُعٖيدُوكُمْ فٖى مِلَّتِهِمْ veya milletlerine döndürecekler - irtidad ettirecekler وَلَنْ تُفْلِحُوٓا اِذًا اَبَدًا ve o vakıt ebedâ felâh bulamazsınız. - Ya’ni recim takdirinde şehid olur kurtulursunuz, fakat dönüp küfredersiniz Dünyada kurtulamıyacağınız gibi Âhırette de ebedâ kurtulamazsınız. Zira hayatı Dünya fanîdir, herkese ölüm muhakkaktır Âhırette küfrün azâbı ise ebedîdir.
Burada şöyle bir suâl vardır: böyle recim tehdidi altında ikrah bir ma’ziret değil midir? Bunlar kalblerindeki iymanı bozmadan ikrah ile zâhiren dönmüş olsalardı «اِلَّا مَنْ اُكْرِهَ وَقَلْبُهُ مُطْمَئِنٌّ بِالْاٖيمَانِ» istisnasına dahil olmazlarmiydi. O halde ebeden felâh bulamazsınız demeleri neden? Cevab; bunun bir kaç hikmeti vardır: Birincisi, bunlar azîmet ricali yiğitlerdir. Gözettikleri felâh, yalnız mes’uliyyetten halâs değil, zâhiren ve bâtınen neşri rahmettir. Onun için ruhsat ile ameli «hasenâtül’ebrar seyyiatülmukarrebîn » mantukunca mahzurdan sâlim görmemişlerdir. İkincisi; bu söz henüz ikrah halinde değil, ikrah vaz’ıyyetine düşmekten son derece ihtiraz için söylenmiştir; zira tevakkide taksır edip de ikraha düşüldüğü zaman mes’uliyyet, mürtefi’ olmaz. Üçüncüsü: a’meli küfre i’tiyad gibi her hangi bir sebeble kalbin iymana itmi’nanını sarsacak surette devam edeceği muhakkak olan ikrahlara muvafakatin de «وَاِنْ اَطَعْتُمُوهُمْ اِنَّكُمْ لَمُشْرِكُونَ» tehlükesi vardır.
Hasılı öyle dediler