AyetSûreler

Kalem Sûresi 39. Âyet

Mekke · Cüz 29 · Sayfa 565

أَمۡ لَكُمۡ أَيۡمَٰنٌ عَلَيۡنَا بَٰلِغَةٌ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ إِنَّ لَكُمۡ لَمَا تَحۡكُمُونَ ۝٣٩

Yoksa, "ne hükmederseniz mutlaka sizindir" diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اَمْ لَكُمْ اَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ Yoksa size mahsus olarak üzerimizde Kıyamete kadar sürecek bir çok yemînler teahhüdlermi var? اِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ ki sizin için her ne hukmederseniz o muhakkak öyle olacaktır diye - ya’ni bugün size azçok bir huküm ve selâhiyyet verdikse Kıyamete kadar hukmünüzün bâkî kalacağına, bütün hal-ü istıkbalin hâkimiyyetini de size teslim ettiğimize ve şu halde o hakîr gördüğünüz müslimlerin yarın sizin üstünüze geçmiyeceğine ve bugün bu böyledir diye verdiğiniz hukmün Kıyamete kadar, ya’ni ilelebed öyle olacağına dair size nakzı nâkabil ebedî bir teahhüddemi bulunduk? Ne bilirsinizki bugün size tatlı gelen yarın acı gelmiyecek, ne bilirsinizki bugün küçük diye hukmettiğinize yarın büyük diye boyun eğmiyeceksiniz, ne bilirsinizki bugün akılsız dediğinize yarın amma da akıllı imiş ha demiyeceksiniz, ne bilirsiniz ki bugün güldüğünüze yarın ağlamıyacaksınız? O halde siz bugün mücrimleri beğeniyor, müslimleri beğenmiyorsunuz, müslimin taltîf, mücrimin ta’zib edilmesini hoşlanmıyorsunuz, yâhud iyi ile kötüyü müsavî, destiyi kıranla suyu getireni bir tutmak ve binaenaleyh müslimi akılsız mücrimi akıllı göstermek istiyorsunuz, gönlünüz böyle arzu ediyor diye hakikatte Allah ındinde de öyle olduğuna nasıl hukmediyorsunuz? İyi ile kötünün müsavî olmasını ne nakıl ne akıl kabul etmezken siz hangi vesîkaya müsteniden o hukmü veriyor hangi kuvvet ile hakk-u hakikati tebdil etmeğe kalkışıyorsunuz? Öyle ındî bir tehakkümde bulunuyorsunuz?