AyetSûreler

İbrâhîm Sûresi 50. Âyet

Mekke · Cüz 13 · Sayfa 261

سَرَابِيلُهُم مِّن قَطِرَانࣲ وَتَغۡشَىٰ وُجُوهَهُمُ ٱلنَّارُ ۝٥٠

Gömlekleri katrandandır ve yüzlerini ateş kaplar

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

سَرَابٖيلُهُمْ مِنْ قَطِرَانٍ gömlekleri katrandan - ma’lûm ki katran: siyah, çirkin ve sert kokulu. Sür’atle iştial eder, hârr ve keskin bir usâredir. Arablar bunu uyuz develere sürerler. Denilmiş ki eshabı nâr, katranla tılâ olunacak ve o, adetâ onların donu, gömleği olacak, ve bu suretle kendilerinde dört türlü azâb içtima’ edecek; ki çirkin renk, fena koku, şiddeti hararet, sür’atle iştiale kabiliyyet. Ancak unutulmamak lâzım gelir ki bütün Arz-u Semavâtiyle âlemin tebeddül ettiği o gün eşyanın havass ve evsafı bambaşka bir halde değişmiş bulunacaktır. Binaenaleyh o günkü katran, bu gün bildiğimiz katranlarla takdir-ü ta’yin olunamıyacak bir şeydir. O halde ifade, bir temsil demek olur. Evvelâ şurası zahir ki bu ta’birden son derece bir sefalet tebadür eder. Saniyen Ebüssüud tefsirinde der ki bunun cevheri nefsi ihata edip ona âlâm ve gumum celbeyliyen, redîy melekeler, denîy huylar olması muhtemildir. Daha doğrusu mezkûr katran onların bu neş’ette ya’ni Dünyada bulaştıkları ve kendilerine şiar edindikleri batıl akıdelerin türlü türlü azâbları calib olan çirkin amellerin aynıdır ki diğer neş’ette ya’ni Âhırette o suretle tecessüd ederek azâblarının iştidadına ba’ıs olacaktır اه. وَتَغْشٰى وُجُوهَهُمُ النَّارُ Ve yüzlerini ateş bürüyor. - «نَارُ اللّٰهِ الْمُوقَدَةُ اَلَّتٖى تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْئِدَةِ» mantukunca evvel emirde kalblerden tutuşacak olan Cehennem ateşi yalnız içlerini yakmakla kalmıyacak, o katranlı cesedlerinin her tarafını kaplıyacak ve hattâ a’zayi zâhirelerinin en kıymetlisi olan ve havass-ü meşaırin mecmaı bulunan yüzlerini dahi bürüyecek. Müfessirînin ıhtiyar ettikleri bu ma’nâ «يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِى النَّارِ عَلٰى وُجُوهِهِمْ» mazmuna gibi Cehennem içindeki bir halleri demek olur. Fakat bunun ondan önce haşir sırasında veya Sırat üzerinde olması daha zahirdir. «ترى» hıtabı da buna karînedir.