AyetSûreler

Hucurât Sûresi 10. Âyet

Medine · Cüz 26 · Sayfa 516

Kardeşlik

إِنَّمَا ٱلۡمُؤۡمِنُونَ إِخۡوَةࣱ فَأَصۡلِحُواْ بَيۡنَ أَخَوَيۡكُمۡۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمۡ تُرۡحَمُونَ ۝١٠

Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki rahmete eresiniz

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Anlamı

Müminler ancak kardeştir. Kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki rahmete eresiniz.

Bir nükte

Elmalılı’ya göre bu kardeşlik, ebedî hayata sebep olan iman temelinde birleşmekten gelir. İki kişi de iki topluluk da bozuştuğunda hemen arayı bulmak bu kardeşliğin gereğidir. Barışmaktan ve barıştırmaktan kaçınmak takvaya aykırıdır.

Düşün

Arası bozuk iki kişiyi barıştırmak için atabileceğin küçük bir adım var mı?

Bu sade açıklama Elmalılı tefsirine dayanır; henüz bir ilim ehli tarafından gözden geçirilmedi.

Elmalılı Tefsiri

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ bütün mü’minler sırf kardeştirler. - Zira hepsi ebedi hayata sebeb olan iyman esasında birleşir din kardeşidirler. فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ Onun için iki kardeşiniz arasını düzeltin - gerek iki ferd, gerek iki mü’min cemâat bozuştuklarında hemen aralarını bulup barıştırın, dînde kardeşliğin iycabı budur. وَاتَّقُوا اللّٰهَ ve Allaha korunun - ya’ni bu ıslâh ve uhuvvet takva cümlesindendir. Bozuşmaktan korunun, mü’minlerin kendi aralarında sulh-u salah bulunmazsa, uhuvvetleri kuvvetli olmazsa küffara karşı mücahede edemezler, Allahın azabından iyi korunamazlar. Onun için Allahdan korkun bozuşmayın, bozuşursanız barışmaktan, barıştırmaktan kaçınmayın, her işinizde takvâ yolunu tutun. لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ ki rahmete irdirilesiniz. ١١ يَآ اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِنْ قَوْمٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُونُوا خَيْرًا مِنْهُمْ وَلَا نِسَآءٌ مِنْ نِسَآءٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُنَّ خَيْرًا مِنْهُنَّ وَلَا تَلْمِزُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا بِالْاَلْقَابِ بِئْسَ الِاسْمُ الْفُسُوقُ بَعْدَ الْاٖيمَانِ وَمَنْ لَمْ يَتُبْ فَاُولٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ ١٢ يَآ اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اجْتَنِبُوا كَثٖيرًا مِنَ الظَّنِّ اِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ اِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضًا اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَاْكُلَ لَحْمَ اَخٖيهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُ وَاتَّقُوا اللّٰهَ اِنَّ اللّٰهَ تَوَّابٌ رَحٖيمٌ ١٣ يَآ اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَآئِلَ لِتَعَارَفُوا اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰيكُمْ اِنَّ اللّٰهَ عَلٖيمٌ خَبٖيرٌ ١٤ قَالَتِ الْاَعْرَابُ اٰمَنّاَ قُلْ لَمْ تُؤْمِنُوا وَلٰكِنْ قُولُوٓا اَسْلَمْنَا وَلَمَّا يَدْخُلِ الْاٖيمَانُ فٖى قُلُوبِكُمْ وَاِنْ تُطٖيعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَا يَلِتْكُمْ مِنْ اَعْمَالِكُمْ شَيْئًا اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖيمٌ ١٥ اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذٖينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهٖ ثُمَّ لَمْ يَرْتَابُوا وَجَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ فٖى سَبٖيلِ اللّٰهِ اُولٰٓئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَ ١٦ قُلْ اَتُعَلِّمُونَ اللّٰهَ بِدٖينِكُمْ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلٖيمٌ ١٧ يَمُنُّونَ عَلَيْكَ اَنْ اَسْلَمُوا قُلْ لَاتَمُنُّوا عَلَىَّ اِسْلَامَكُمْ بَلِ اللّٰهُ يَمُنُّ عَلَيْكُمْ اَنْ هَدٰيكُمْ لِلْاٖيمَانِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖينَ ١٨ اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ غَيْبَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاللّٰهُ بَصٖيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

Meali Şerifi