Fussilet Sûresi 20. Âyet
Mekke · Cüz 24 · Sayfa 478
حَتَّىٰٓ إِذَا مَا جَآءُوهَا شَهِدَ عَلَيۡهِمۡ سَمۡعُهُمۡ وَأَبۡصَٰرُهُمۡ وَجُلُودُهُم بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ٢٠
Nihayet oraya vardıkları zaman kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları şeyler hakkında onların aleyhinde şahitlik ederler
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
شَهِدَ عَلَيْهِمْ سَمْعُهُمْ وَاَبْصَارُهُمْ وَجُلُودُهُمْ kulak ve gözleri ve derileri aleyhlerine şehadet ederler - kendilerinin hiss-ü idrâk ve tehaffuz âlât ve vasıtası olan, cihaz ve a’zaları şâhidlik ederler ki inkılâbâtın en feci’ safhalarından biridir. Kadıy Beyzavî şöyle diyor: Allahın onları intakı ile yâhud üzerlerinde kesiblerine dalâlet edecek bir takım eserler, izler ızhar etmesiyle ki bu surette lisanı hal ile söylemiş olurlar اه. Lâkin biraz sonra «اَنْطَقَنَا اللّٰهُ الَّذٖٓى اَنْطَقَ كُلَّ شَىْءٍ» diye tasrıh edilecektir. Hadîste vârid olmuştur ki insanda ilk söyliyen fahzi yüsrâ: sol oyluktur, sonra cevarıh söyler, bunun üzerine kahrolası der: ben seni müdefea ediyorum اه.