Fecr Sûresi 25. Âyet
Mekke · Cüz 30 · Sayfa 594
فَيَوۡمَئِذࣲ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدࣱ ٢٥
Artık o gün Allah’ın edeceği azabı kimse edemez
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
لَايُعَذِّبُ عَذَابَهُٓ اَحَدٌ وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُٓ اَحَدٌ – Buradaki «azâbehu» ve «vesâkahu» zamirlerinde iki vecih vardır: Birisi Allaha raci’ olmasıdır ki Allahın o gün o insana ettiği âzâbı kimse edemez ve vurduğu bağı kimse vuramaz. Demek olur. Bundan murad da o günkü azâbın şiddetini, kayd-ü bendin kuvvetini beyan olur. Birisi de insana raci’ olmasıdır ki bu daha râcihtir. Bu surette ma’na şu olmalıdır: O gün öyle diyecek olan insanın kendine ettiği azâbı başka birisi etmez ve kendine vurduğu bendi kimse öyle sıkı vuramaz. Çünkü bugün bu azâb ve bend ona sırf kendi küfrünün ve kötü amellerinin cezası olduğundan kendi kendine etmiş demektir ki «وَمَآ اَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَ» mazmunudur. Kisaî ve Ya’kub kıreatlerinde «لَايُعَذِّبُ» ve «لَا يُوثِقُ» «ذال» in ve «ثا» nın fethiyle meçhul okunur ki bunda zamîrin o insana raci’ olduğu müteayyindir. Onun azâbı gibi kimse ta’zib olunmaz ve onun bağlanışı gibi kimse bağlanmaz. Dünyaya gönül bağlıyan ve ıtminanını ancak Dünya lezâizinde bulan kâfir insanın âkıbeti bu olduğu anlatıldıktan sonra buna mukabil Allaha gönül bağlıyan ve ıtminanını ancak onun zikr-ü itaati ile rızasında bulan nefsi mutmeinnenin âkıbeti anlatılmak için de buyuruluyor ki: